20 Ekim 2018 Cumartesi

Comodo’nun kurucusu Melih Abdulhayoğlu

Röportaj: FORBES Milyarderler Kulübüne Giren Türk Melih Abdulhayoğlu   

"Bir hayal kurun ve hayatınızı bu hayalinizi gerçekleştirmeye adayın!"

Röportaj: Ayfer Mustafaoğlu - Turkish Press

"Başarılı Bizler" köşesinin bugunkü konuğu , merkezi  ABD New Jersey'de bulunan dünyaca ünlü internet güvenlik şirketi Comodo' nun kurucu ve CEO 'su, girişimci Melih Abdulhayoğlu .Mart 2018'de yayımlanan Forbes 100'ün, teknoloji alanındaki milyarderler listesine  giren Abdulhayoğlu , Antakya'dan başlayıp, Amerika'ya uzanan bir başarı öyküsünün kahramanı.   Şirketinin blogunda , '' Comodo's Hero'' rumuzuyla yazılar yazan Abdulhayoğlu, ''  What's Next for Melih" başlıklı yazısında; asıl savaşın şimdi başladığını, 2 milyar dolar değerindeki Comodo'nun, 20 Milyar dolarlık Cybertech şirketlerinin tahtına geçip, kendi alanında bir numara oluncaya kadar mücadeleye devam edeceğini anlatıyor. Comodo CEO'su mucit Melih Bey, inovasyonu şirketlerinin felsefesi haline getirmiş olmalarının, bu savaşta en güçlü silahları olduğunu  vurguluyor.Güvenli interneti hayatının gayesi haline getirmiş olan ''Comodo's Hero'', blogtaki yazısında , " Melih'i yakından tanıyanlar, bundan sonra elini ayağını işten çekip, bir tatil kasabasında keyif çatmayacağını bilirler. Daha yeni başlıyoruz'' diyor.   En büyük tutkusu insanların hayatlarını kolaylaştıracak yenilikler icat etmek olan,1968 Antakya doğumlu  Abdulhayoğlu'nun, girişimcilik ruhunun izlerine çocukluğunda rastlamak mümkün. Henüz 9 yaşındayken, ilk elektrik devresini yapmış. En büyük hobisi elektrik-elekronik olan Melih , çok küçük yaşlarda mühendis olmaya karar vermiş. Bugünkü başarısının ,çocukluk hayallerini gerçekleştirmek için pesetmeden mücadele etmesinden kaynaklandığını vurguluyor.   İngiltere ise, Comodo Ceo'su için ayrı ve özel bir anlam ifade ediyor. Bradford Üniversitesi'nde  Elektrik -Elektronik Mühendisliği okuyan Abdulhayoğlu ,ilk defa bir icadına İngiltere hükümeti tarafından ödül verildiğini belirtiyor. Bu ödülle, ilk kişisel bilgisayarını alan Melih Abdulhayoğlu, İngiltere'deki ortamın ve ekosistemin avantajlarıyla  girişimcilik ruhunu geliştirdiğini ifade ediyor. Dünya çapında ünlü Comodo'nun temelleri de ,1998 de İngiltere'de atılmış. İngiltere'nin kalbinde özel bir yerinin olmasının diğer bir nedeni ise, kendisine her zaman destek olan eşiyle öğrencilik yıllarında Bradford' ta tanışmış olması.   Abdulhayoğlu, Comodo startup aşamasındayken , satış ve pazarlamadan ürün geliştirmeye kadar, şirketin her alanında şahsen mücadele vermiş. İngiltere'de öğrencilik yıllarından onu tanıyan arkadaşları; azimli,  yeni buluşlara meraklı,insanların gündelik hayatlarını zorlaştıran sorunlara çözümler üretmeye çalışan,yetenekli ve hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışan ve asla pesetmeyen bir karaktere sahip olduğunu belirtiyorlar. Bu azimle, sıfır sermaye ve "Melek Yatırımcı"nın kendisine ve iş fikrine inanması sayesinde kurduğu Comodo'nun , startup aşamasından hızla büyümeye başlaması ise, son tüketiciye bilgisayar antivirüs güvenlik programlarını bedava sunmaya karar vermeleriyle olmuş. Kurumsal müşterilerden kazandıkları parayla , bireysel müşterilere bedava antivürüs programı dağıttıkları için , Türk yazılı basında kendisinden Antakya'lı Robin Hood olarak da bahsedildiğine tanık oluyoruz.   2013 yılından beri Türkiye ODTÜ'de kurdukları teknokentte; kendisi gibi mucitler yetiştirerek , yerli siber güvenlik sistemleri ihraç etmeyi planlayan Abdulhayoğlu,ilk Türk üretimi '' Korugan" isimli teknoloji ürününü yurtdışına ihraç ettiklerinin müjdesini veriyor.   Abdulhayoğlu, ''online güven oluşturmaktayız" sloganıyla yola çıkan şirketinin , dünya çapında 85 milyon üzerinde bilgisayar kullanıcısı tarafından Comodo PC güvenlik yazılımlarının yüklendiğini belirterek, 700,000 'in üzerinde kurumsal müşteri ve 8,000 global partnerlerinin olduğunu ifade ediyor.    Antakya'lı Melih Abdulhayoğlu, girişimcilik öyküsüyle kendi işini kurmak isteyenlere iyi bir rol model oluşturuyor.Onun yaratıcılığına ve vizyonuna güvenen Melek Yatırımcı sayesinde sıfır sermaye ile kurduğu şirketi " Comodo" bugün NASA, IBM, New York Borsası, Sony, Chase, Harvard ve Michigan Üniversitesi gibi seçkin finans, bankacılık, eğitim ve devlet kurumlarının digital güvenliğini sağlıyor. ABD Başkanı Barack Obama'nın seçim kampanyasının yürütüldüğü web sitesinin güvenliği de , Comodo siber güvenlik yazılımlarına emanet edilmiş.Global bir şirket yöneten  Melih'in, girişimcilere en önemli tavsiyesi ise ; " Hayallerinizin peşinden gidin ve çok çalışarak asla pesetmeyin'' oluyor. Forbes milyarderler listesine giren, bu üstün başarı hikayesinin kahramanı ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi aşağıda ayrıntılı okuyarak ,kendisinden hayallerinizi gerçekleştirmek için  ilham alabilirsiniz. 

Melih Bey, 1998 yılında Comodo'yu kurarken, ilerki yıllarda Forbes milyarderler listesinde yer almayı hayal etmiş miydiniz? 

Tabiiki hayaller kurardım.Bu konuda hedefim vardı.Başarımın takdir edilmesi güzel bir duygu, lakin hayatta size gerçekten mutluluğu getirecek şeyi unutmamak lazım. Benim mutluluk kaynağım ailem ve tutkuyla bağlı olduğum işim.Günün sonunda, her gün yüzüme gülümse koyan bu ikisidir.

Çocukluğunuz nasıl geçti? Girişimcilik ruhunuzun izlerini çocukluğunuzda görmek mümkün mü?

“Mühendis doğmuş” da diyebilirsiniz bana. Çünkü herkes topla, toprakla oynarken, ben oturup elektrik  devresi yapardım. 1970’lerde internet yoktu ancak internet çıktığında bir anda dikkatim internete çevrildi. İnternette güvenliğin nasıl sağlanacağı üzerine o zamandan beri kafa yoruyorum. Bugün Comodo’yu çok ileri bir noktaya taşıdıysam, başarımı çocukluk hayallerimin peşinden gitmeye borçluyum. 

İnternet güvenliği alanında faaliyet gösterme fikri nasıl oluştu? Comodo’nun kurulum aşamasından bahseder misiniz?

İnsanları korumak belki de benim en güçlü içgüdüm. Bu benim DNA’mda var. Korunma sadece fiziksel tehditlere karşı olmuyor. İnsanları sanal ortamda da korumak gerekiyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle ben de -güvenli internet-  üzerinde çalışmaya başladım. Üniversite için gittiğim İngiltere’de, 18 yaşımdayken farklı dilleri destekleyen bir klavye projesi yaptım ve İngiltere hükümeti bu buluşuma 5 bin pound verdi. Kazandığım bu ilk parayla bilgisayar aldım kendime ve sonrasında da girişimciliğimi sürdürmem gerektiğini kavradım.  Özel sektör ,üniversite  ve devlet işbirliğinin İngiltere'de işlediği biçimiyle kurulum aşamasındaki şirketlere katkısını , yaratıcı fikir ve kişileri nasıl beslediğini gözlemledim. Comodo'nun kurulum sürecinde bu avantajlardan da faydalandım. 1998’de, İngiltere Bradford’ta kurduğum Comodo’yu, 2004’te ABD’ye taşıdım.

Şirketin ismini neden esinlenerek  Comodo koydunuz?

Komodo ejderi ve ‘computer’ın birleşmesinden doğdu Comodo ismi. Komodo ejderi gibi güçlü ve stratejik hareket eden bir sembolü, işimizin odağındaki computer ile birleştirdik.

Şirketin Start-Up konumundan, hızla büyüme aşamasına geçmesinde hangi stratejik kararlarınız etkili oldu?

İnternetin nasıl bir devrim yaratacağını ve nasıl gelişeceğini öngördük. Siber dünyanın da hayatımızın vazgeçilmezi olacağını hızla kavramıştık ki; öyle de oldu. Bugün sadece bireyler değil şirketler, büyük kurumlar, devletler siber alanda güçlü olma mücadelesi veriyor. Siber dünyada güvenliği herkes için sağlamaya dönük bir vizyon geliştirdik. Bu vizyonumuz sayesinde ,uzun vadeli kararlar aldık ve hızlıca uygulamaya koyduk. Kendimize güvendik ve internet gibi uçsuz –bucaksız görülen bir ortamda herkese güvenlik hizmeti sunmaya başladık. Bugün Comodo’nun güvenle anılmasının bizim için anlamı çok ama çok büyüktür.

Comodo grubunu rakiplerinden farklı kılan özellikler nelerdir?

Comodo’nun rakiplerinden en önemli farkı inovasyondur. Comodo, kurumsal pazarda uçtan uca güvenlik çözümleri verebilen güçlü bir marka. Comodo’nun geliştirdiği inovatif “tehdit önleme” teknolojisi sıfırıncı gün saldırılarına karşı tam koruma sağlıyor. Zararlı yazılımları bilgisayarınıza ve şirket ağına sokmadan önce güvenli bir kafeste çalıştırmanızı sağlıyor. Güvenliğin lüks değil, bir hak olduğuna inanıyoruz; bu yüzden kısıtlı bütçesi olan son kullanıcılar için ücretsiz güvenlik ürünleri sağlıyoruz. Amacımız bu hakkı herkese sunmak.

Şirketin müşteri portföyünü kimler oluşturuyor?

İngiltere'de küçük bir girişim olarak çıktığımız yolda bugün ABD, İngiltere, Romanya, Ukrayna, Türkiye, Hindistan, Çin, Filipinler de dahil toplam 8 ülkede Ar-Ge merkezimiz var. NASA, Western Union gibi önemli kuruluşlara ve başkanlık yarışında ABD Başkanı Barack Obama’ya siber güvenlik hizmeti veren bir şirket haline geldik. Forbes 1000 listesindeki firmaların yüzde 20’sinin siber güvenliğini biz sağlıyoruz. 

Müşteri memnuniyetini sağlamak için uyguladığınız stratejilerden, hizmet ve kalite politikalarınızdan bahseder misiniz?

Biz var olanı geliştirmeye değil her zaman yeni teknolojiler üretmeye yöneliyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden bir adım öne götürüyor. Bugün siber güvenlikte en önemli sorun “bilinmeyen” uygulamalar. Müşterilerimizi bilinmeyenden koruyabildiğimiz için, virüssüzlük garantisi veren tek firma konumundayız. Ayrıca her an (365 gün, 7/24) yardımınıza koşacak Geek Buddy adını verdiğimiz teknik destek ekibimiz var. Bir telefonla ya da bir chat penceresi açarak, sorununuzu bu teknisyene dile getirmeniz mümkün. Sadece kurumsal değil ,bireysel müşteriler için de verilen bu hizmet sayesinde  potansiyel bilgisayar problemlerini bulma ve çözme, virüs taraması, bilgisayarin arızasını giderme gibi aklınıza gelecek her konuda küçük bir ücret karşılığında her an arayabileceğiniz bir hizmet hattımız var. Bu şekilde müşteri memnuniyetini sağlıyoruz.

Buluşlarınızdan bahseder misiniz? SSL sertifikasının özelliğini anlatır mısınız? Comodo’nun bu alandaki Pazar payı nedir?

Comodo şirketi için gerçekleştirdiğim icatların haricinde, şahsi olarak patentini aldığım 27 buluşum var.Bunun dışında, internet sektöründe başarılı şirketleri ve uzmanları biraraya getirerek, geleceğe yönelik artı değer katacak proje ve forumlar oluşturmayı seviyorum.Bu bağlamda, 2005 yılında  CAB (Sertifika Yetkilileri Tarayıcı Forumu -Certification Authority Browser Forum) adlı forumu oluşturmak için öncü oldum.2009 yılında ise, Ortak Bilgisayar Güvenlik Standartları Forumu’nu düzenledim. SSL;(Secure Socet Layer) ziyaret ettiğiniz web sitelerinde bilgilerinizin güvende ve gizli olduğunun garantisidir. SSL, tarayıcınız ile bağlandığınız web sitesi arasında güvenli bağlantı kurmanızı sağlayan bir mezanizmadır. Dünyada dijital sertifikasyon standartlarını ve standart koyma organizasyonunu 2005 yılında ben ortaya koydum. Dijital sertifikasyon alanında “White labelling” uygulamasını gerçekleştiren de Comodo olmuştur. Yeşil adres çubuğu fikrini de ben ortaya koydum. Yeşil adres çubuğu özelliği ,güven olgusunu görselleştirme esasına dayanır. Kullanıcılar EV SSL kullanan bir web sitesini ziyaret ettiklerinde, tarayıcılarının adres çubuğu yeşil renge döner. Bu görsel uyarı bütün kullanıcılar tarafından kolayca fark edilir. CA Güvenlik Konseyi (CASC), lider global sertifika otoritelerinden oluşan SSL konusunda en iyi uygulamaların teşviki ve genel olarak internetin güvenliği konusunda çalışan savunma grubunun ,2015 Nisan ayında yayınladığı Tüketici Güven Araştırması raporuna göre; tüketiciler internet güvenliği ile ilgili tüm detaylara hakim olmasalar dahi SSL’in e-ticaret sitelerine getirdiği farkı anlıyor ve güveniyorlar. Comodo olarak, dünya devi rakiplerimizi geride bırakarak dijital sertifikasyon alanında lider konuma geçtik. Bugün yaklaşık yüzde 41 Pazar payına sahibiz. 

Türkiye’de faaliyet göstermeye nasıl karar verdiniz? Bu konudaki hedefleriniz nelerdir?

Cebinizdeki telefonun markası nedir? Hangi ülkenin mühendisleri yapıyor onu? Siz hangi ülkenin mühendislerine para veriyorsunuz bu cep telefonu için? Daha önemli bir soru: Dünyada hangi insanlar Türk mühendislerine para veriyor? Kendi milletimiz bile Türk mühendislerine para vermiyor! Bunu değiştirmemiz lazım Türkiye’de. Ben Türkiye’ye bunun için yatırım yaptım. COMODO Türkiye’nin açılışını 2013’de yaptık ve 18 aydan kısa bir sürede Türk mühendisleri tarafından geliştirilen “Korugan” isminde bir ürün ortaya koyduk. Adı gibi mühendisliği de yüzde yüz Türk olan bu ürünümüzü, Almanya gibi bir teknoloji ülkesine sattık. Türkiye’de çok zeki ama maalesef kendisini kanıtlama imkanı sunulmayan mühendislerimiz var. Bu gücü değerlendirip, Türkiye’den yurtdışına yüksek teknoloji ihracatı yapmamız lazım. Bunun yapılabileceğini 18 ay gibi kısa bir sürede biz ispatladık. Arkasının gelmesi gerekiyor ve bizim en büyük hedeflerimiz arasında da bu yer alıyor. 

Comodo olarak   hedefleriniz nelerdir?

Araştırma ve geliştirmeyi çok seviyoruz. ODTÜ ve Yıldız Üniversitesi’nde AR-Ge ofislerimiz var. Ankara ODTÜ’de ,Siber Güvenlik ve Savunma Araştırma Laboratuvarı CyDes’i kurduk.  Üniversite ve özel sektör işbirliği ile yeni projeler geliştirmeyi, eğitimler düzenleyerek farkındalığı artırmayı planlıyoruz. Siber güvenlik alanında başarı elde etmek, ürünler ortaya koymak için işbirliği ve hatta güç birliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu tür ürünlerin ortaya konabileceği bir eko-sistem vardır ve üniversite-devlet-özel sektör işbirliğini sağlayarak, çalışır bir eko sistem kurulmasının acil olduğuna inanıyoruz. Yerli teknolojilerin ortaya çıkması için, bu ekosistemin ayakta kalması gerekir. CyDes’i bu nedenle ODTÜ ile ortak olarak kurduk. CyDes, üniversitenin zengin akademik deneyim ve bilgi birikimini, endüstrinin saha deneyimiyle birleştirerek, karşılıklı bilgi alışverişini gerçekleştirebildiği bir işbirliğidir. İlk hedefimiz ,endüstri ve üniversite arasındaki bu işbirliği, daha sonra da bilgi akışının sağlanmasıdır . Bu kapsamda  proje ortaklıkları, araştırmalar yürütmek, etkinlikler düzenlemek, farkındalık yaratmak ve  siber güvenlik alanında boşluğu doldurmak hedeflerimiz arasındadır.  Comodo’nun hedef ve planlarında bir şirketi uçtan uca korumak yatıyor. Comodo günümüzde “Specialized Threat Analysis and Prevention” olarak tanımlanan siber güvenlik pazarında uç nokta güvenliği, network güvenliği ve boundary tarafını kapsayan tüm alanlarda çözüm üretiyor. 360 derece güvenlik vizyonuna odaklanıyor ve çok az sayıda şirketin verebildiği şekilde tüm alanlarda çözüm sunuyor. Comodo bu alanların tümünde en gelişmiş çözümleri üretmeye odaklanıyor.  Bireysel müşterilere ve kurumlara üst seviyede güvenlik teknolojileri üretmeye devam ederek , müşteri memnuniyetini maksimumda tutmayı amaçlıyoruz. Farklı ülkelerdeki tekno-kent aracılığıyla küresel çapta girişimciliğe destek olmak da planlarımız içersinde. Hedefimiz alanımızda "Dünya çapında 1 numara " olmaktır. 

Melih'in rutin bir günü nasıl geçer? 

Yeni şeyler öğrenmek en büyük tutkumdur.  Çalışmayı çok seviyorum. Çalışırken de öğreniyorum. Yaratıcılığımın sınırlarını da böyle zorluyorum. Yılda yaklaşık 30 kitap okuyorum, daha fazlasını okumak için de zamanı yönetmeye çalışıyorum. Rutin günlerimde çocuklarıma da, futbola da zaman ayırmak için uğraşıyorum. Hayat; çalıştıkça ve sevdiğiniz şeyleri yaptıkça renkleniyor. 

Melih Abdulhayoğlu'nun bundan sonraki hedefleri nelerdir? 

Bu sadece bir başlangıç. Hedefim,bir mühendis olarak, insanoğluna devamlı hizmet etmektir. İnsanlara,bilgisayar platformlarında daha iyi hizmet vermek için ,yeni ürünler üretmeye ve şirketler kurmaya devam edeceğim. 

Hayallerini gerçekleştirmek isteyen  ''Turkish Press'' gazetesi okuyucularına tavsiyeleriniz neler olur?

 “Hayal kurun ve hayatınızı; bu hayali gerçekleştirmeye adayın” diyorum. İnsan kendini adayınca zaten çok  çalışıyor. Çalıştıkça mutlu oluyor. Mutlu oldukça daha çok üretiyor. Bizi en iyi noktalara hayallerimiz taşıyor. Hayallerimiz bize mutluluk ve başarı getiriyor. Gerisi sizin yeteneğinize, hızınıza ve merakınıza kalmış.

Video: https://www.youtube.com/watch?v=AXn38afrfjQ

http://www.turkishpress.co.uk/ozel-haber/roportaj-forbes-milyarderler-kulubune-giren-turk-melih-abdulhayoglu-h1128.html

--

https://www.melih.com/

https://twitter.com/melih_comodo

--

Melih Abdulhayoğlu Forbes Röportajı.
https://blog.comodo.com.tr/melih-abdulhayoglu-forbes-roportaji/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Melih_Abd%C3%BClhayo%C4%9Flu

--

Abdulhayoğlu’nun şirketi eZLO, MiOS’u satın aldı
25.09.2018
https://www.haberturk.com/comodo-nun-kurucusu-melih-abdulhayoglu-ndan-onemli-satin-alma-2155042-ekonomi

--

COMODO'NUN KURUCUSU MELİH ABDULHAYOĞLU İLE ŞÖYLEŞİ
https://www.facebook.com/PusulaHosting/posts/comodonun-kurucusu-melih-abdulhayo%C4%9Flu-ile-%C5%9F%C3%B6yle%C5%9Fi-melih-abdulhayo%C4%9Flu-kimdir-1968/631646940210209/

--
Türkiye'nin siber güvenliği zayıf diyemem, çünkü...
13.12.2015
https://www.haberturk.com/ekonomi/teknoloji/haber/1166231-turkiyenin-siber-guvenligi-zayif-diyemem-cunku

--


17 Ekim 2018 Çarşamba

Alex Ferguson

Manchester’daki 26 yıllık menajerlik sürecinde Alex Ferguson’un çalıştığı bütün genç İngiliz futbolcuların anneleriyle tanışıyor olması, alaycı bir dille eleştirilirdi zaman zaman. Oysa Ferguson daha sonra Harvard’da vereceği konferansta şöyle açıklayacaktı bu konuyu: “Babalar faydacı olabilir. Annelerse çocuklarının sadece iyiliğini ister, aynen benim gibi. Onların 11’de yatması gerektiğini babalarına anlatamazsınız. Annelerdir bu işin adresi.”


7 Ekim 2018 Pazar

Katlama Etkisi

Hayatta yaşadığım. Ve bunu uygulayan herkesin yaşadığı bir mucizeye çok kez şahit oldum. .
Bu mucizenin adı "katlama etkisi." Hangi alanda, hangi konuda ve kim yapıyor olursa olsun %100 çalışan bir sistem katlama etkisi. .
Nasıl uygulanır? .
Başarılı olmak istediğiniz konuda yapmanız gereken şeyi küçük parçalara ayıracak ve onu (belirlediğiniz süre boyunca) her gün yapacaksınız. .
Mesela, kilo vermek istiyorsanız, her gün normalde tükettiğiniz kalori miktarından 300 cal. az alın. Bu yaklaşık bir dilim baklavaya denk gelir. Eğer her gün 300 cal az alırsanız belirli bir süre sonra o küçük görünen kalori miktarı büyüyerek binlere, on bin kalorilere ulaşacak ve kilogram bazında etkisini hissettirecek. .
Ya da bir kitap yazmak istiyorsunuz ancak kalın bir kitap yazma düşüncesi sizi korkutmaya yetiyor. Korkmanıza hiç gerek yok. Çünkü her gün 100 kelime yazdığınızda bir yılın sonunda 36500 kelime yazmış olursunuz. Bu da ortalama kalınlıkta bir kitaba denk gelir. ( bu metin bile 300 kelimeyi geçiyor.) .
Gerçek örnek, Amir Khan Dangal filmi için önce kilo alıp sonra da vermek zorundaydı ancak aldığı kiloları vermesi hiçte kolay olmamıştı. Çünkü vermesi gereken toplam miktara odaklanmak motivasyonunu dağıtıyordu. Antrenörü ona tek bir tavsiye verdi. 20 kg vermeye odaklanmak yerine her gün yapman gereken antremana ve diyetine odaklan, sonuca değil sürece yoğunlaş. Amir bu tavsiyeyi dikkate alınca hedefine kısa süre sonra ulaşmayı başardı. .

Size bu konuyu çok güzel işleyen bir de film tavsiye edeyim; Julia ve Julie. Bir yazarın her gün blog yazarak katlama etkisini nasıl fırsata çevirdiğini anlatıyor( film aslında bir yemek filmi gibi dursa da güzel bir felsefi alt yapısı var.) .

Eğer bir konuda başarılı olmak istiyorsanız, yazdıklarımı denemenizi ve sonucunu görmenizi tavsiye ederim. Sadece yapmanız gereken şeyi her gün yapmaya çalışın. .
Püf noktalar;

1) Yapacağınız şey çok küçük olsun
.
2) O küçük şeyi her gün yapın. .

Bir gün telefonunuz çalacak! ( bu cümle filmle alakalı, izleyenler bağlantıyı kuracaklar ;)

Alıntı:
https://www.instagram.com/p/Bomb3cPnLkL/?utm_source=ig_share_sheet&igshid=n8cxbm15z50f


Yaşadığımız problemlerin çoğu bildiğimizi SANDIĞIMIZ konulardan

Çok önemli bir konuşma...
Yıllardır söylüyorum, ne yaptığınız değil ne başardığınız önemlidir. Nereden mezun olduğunuz değil yetkinlikleriniz önemlidir. e-posta yazmayı, problem çözmeyi, karar almayı, ikna etmeyi, toplantı yapmayı, proje yönetmeyi, iletişim kurmayı GERÇEKTEN biliyor musunuz? O konularda hiç eğitim aldınız mı? ne kadar deneyiminiz var? kaç kitap okudunuz? Kendinizi güncel tutmak için neler yapıyorsunuz?
Bildiğini sananlar, problemleri konusunda başkasını suçluyorlar ya da mazeret üretiyorlar. Yaşadığımız problemlerin çoğu bildiğimizi SANDIĞIMIZ konulardan.



Derdimizin Adı: Değerlendirmeyi Değerlendirmek - Prof. Dr. Ziya SELÇUK



5 Ekim 2018 Cuma

Türkiye’de yerli telefon fabrikası kuran ilk kadın

Bugün yine o gün...

Kadın girişimcileri size iftiharla tanıttığım gün. Kaç aydır yazıyorum bilmiyorum ama bu köşe sayesinde birbirinden parlak kadın girişimcilerle tanıştım. Bu da bana gelecek için müthiş umut veriyor. Bu donanımlı ve yaratıcı kadınları bünyesinde toplayan KAGİDER’e de bir alkış

Bugünkü konuğum Sezen Sungur Saral.

O, Türkiye’de yerli telefon işine girip fabrika kuran ilk kadın. İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nden birincilikle, Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden de yüksek onur derecesiyle mezun oluyor. Her yerde hep bir numara olmuş ama aynı zamanda Mille Kayak Takımı’na da seçilmiş. Sordum tabii, “Zorunuz neydi?” Şahane bir cevap verdi.

“İngilizcede ‘be’er ve ‘do’er diye iki kavram var. “Olan” ve “yapan” insanlar anlamında. Ben annem ve babamdan başlayarak, “yapan” insanlarla çevrili oldum hep. Bu da benim karakterimi oluşturdu. Hayatı full kapasite yaşamaktan ve boşlukları, anlamlı işlerle doldurmaktan keyif alıyorum...”

Küçükken babasına “Ben büyüyünce ne olacağım?” diye sorarmış. O da, “Bu kaygıyı içinde taşıyorsan illa ki bir şey olursun, korkma!” diye yanıtlarmış...

Cesaretine, hareketli hayatına ve hiç bitmeyen enerjisine bayıldım...

Gerisini kendisinden dinleyelim...


Türkiye’de yerli telefon fabrikası kuran ilk kadın

- Sıkı bir iş kadını geçmişiniz var. Kurumsal hayatı bir kenara bırakıp “girişimci” olmaya nasıl karar verdiniz?
Boğaziçi’nden mezun olmanın uluslararası bir şirkete kapağı atmak anlamına geldiği bir dönemde işe başladım. O zamanlar Türkiye’de bugünkü gibi girişimciliği teşvik eden ortamlar, start-up’ta çalışmanın havalı bir kavram olması kesinlikle söz konusu değildi. Ama ailem, ileri görüşlülüğüyle beni farklı yönlendirdi ve ben bir Türk kadın girişimcinin şirketine girdim. Türkiye’de fuarcılığın öncüsü ve lideri Ceyda Erem’in CNR’ında iş hayatına ve ticarete dair pek çok şey öğrendim. Ne zaman ki 2008 krizi dünyadaki profesyonelliğin tanımını değiştirdi ve ‘patron’ kavramını dönüştürdü, ben de girişimci olmaya karar verdim...

- “Reeder” markasını siz mi yarattınız?
Evet. 2009’da Amerika’da ve dünyada e-kitap okuyucu cihazlar çıktı. Eşimle birlikte, “Neden bu teknolojiye Türkiye’de sahip olamıyoruz?” dedik ve bunu ülkemize getirmeye karar verdik. Bizi asıl heyecanlandıran, “Kitap okunmuyor!” denilen bir ülkede alışkanlıkları değiştirebileceğimiz fikriydi.

- Peki, e-kitap Türkiye’de tuttu mu?
Türkiye’ye geç geldi, geç olgunlaştı ve zaten o sırada e-kitap okuyucu cihazlar tabletlere ve telefonlara evrildi. Sosyal medya devleşti ve Türkiye’deki etkisi Batı’da yaşanan e-kitap devrimi kadar büyük olmadı.

- Siz 2012’de Türkiye’ye ilk 3G’li Android tableti getirdiniz. 2015’de de ilk akıllı telefonu piyasaya sundunuz...
Doğru. Ve en çok satılan ilk 25 model arasında yer almayı başardık.

- Bunu nasıl sağladınız?
Pazarlamadan çok Ar-Ge harcamamız var. Bu nedenle bizim markamızı yeni tanıyan birçok insan, ürünümüzü aldığında beklentisinin üstünde bir cihazla karşılaşıyor. Global markalar, en yeni teknolojileri ülkemize ya çok geç ya da erişilebilir olmaktan çok uzak fiyatlarla getiriyorlar. Biz ise ilk Type C şarj girişi, ilk 6 gb ram gibi özellikleri erişilebilir fiyatlarda sunan marka olduk...



BİR ERKEK HİÇBİR ZAMAN ÇOK ÇALIŞIP ÇOCUĞUYLA YETERİNCE İLGİLENMİYOR DİYE ELEŞTİRİLMEZ!


- Bir kadın girişimci olarak hangi zorlukları aştınız?
İş hayatında kadının en büyük zorluğu, kültürel olarak kadının rolüyle ilgili toplumdaki algı. En basit örnek: Bir erkek hiçbir zaman çok çalışıp çocuğuyla yeterince ilgilenmiyor diye eleştirilmez! Ben de bir kadın girişimci olarak tüm zorlukları tamamen aştığımı söyleyemem. Zorluklar yerinde duruyor ama bizim gibi insanlara güç veren oluşumlar giderek artıyor. Bunların en başında da KAGİDER geliyor...



İŞ YAŞAMIM - ÖZEL YAŞAMIM DİYE BİR AYRIM YOK BUNLAR İÇ İÇE


- Kadınlar hangi özelliklerinizi örnek almalı?
Böyle bir şeye cevap vermek zor. Fazla iddialı olur. Sadece şunu söyleyebilirim: Ben her zaman samimi ve karşılıklı güvene dayalı sağlam ilişkiler kurmaya özen gösteririm. İş yaptığım insanları, ailemden ya da arkadaşlarımdan ayrı tutmam. İş yaşamım ve aile-özel yaşamım diye bir ayrım yoktur. Bunlar bir bütün, iç içe...



BÜYÜK HAYALLER KURABİLME CESARETİM VAR!


- Amerikan Danışmanlık firması Ernst & Young’ın “EY Global Girişimci Kadın Liderler” programına seçilen 10 kadından biri oldunuz...
Evet. Bu, seçilmiş olmaktan dolayı gurur duyduğum, dünya çapında çok özel bir program. Sanırım büyük hayaller kurabilme cesaretimden dolayı beni programa kabul ettiler.



HAYALİMİZ GLOBAL BİR MOBİL TEKNOLOJİ MARKASI YARATMAK


- Üretime nasıl geçtiniz ve Çin’deki ortağı nasıl buldunuz?
EY sayesinde önce markamızın gelişiminde büyük katkı sağlayan global girişimcilik derneği Endeavor’ın Türkiye ofisiyle, sonra da dünyanın en önemli finansal kurumlarından olan European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ile tanıştık. EBRD’nin kobi destek programına alındık. Onların yönlendirmesiyle Çinli tedarikçimizle bir operasyon merkezi kurduk. Sonra da kendilerinden yatırım alarak stratejik bir ortaklığa imza attık. Anadolu’da üretime başladık. Bunu, biraz da bizi yetiştiren topraklara borcumuzu ödememiz için bir fırsat olarak görüyoruz...

- Sizinki global bir mobil teknoloji markası yaratma hedefi mi?
Tüm kalbimle evet! Bunun uzun bir yol olduğunu biliyorum ama bu yolu yürümek bana gerçekten yaşadığımı hissettiriyor...



KOŞTURMA BENİM HAYATIMIN DENGESİ


- Türkiye’de yerli telefon işine girip fabrika kuran ilk kadın olarak gururlu musunuz?
Evet. Çok da heyecanlıyım. Tek arzum bu ünvana layık olmak.

- Kaç ülke arasında bölünüyorsunuz?
Mühendis olan o olduğu için Çin’e eşim gidiyor. Ben ise Amsterdam ve Boston’daki ofislerimizde “İşimizi nasıl daha iyi yaparız” sorusunun yanıtlarının peşinde koşuyorum. Seyahat etmek benim için bölünmekten çok “tamamlanmak” gibi, bu nedenle sorun olmuyor!

- Kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?
Valla haftada 6 gün 1 saat spor yapıyorum, bu uyumak ve yemek yemek kadar rutin benim için. Ve kayak sezonunu prensip olarak asla kaçırmıyorum. Orada edindiğim mücadele ruhu benim kimliğimin bir parçası, ona ihanet edemem!

- Tüm bu koşturmanın içinde özel hayatınızı nasıl dengeliyorsunuz?
Koşturma, benim hayatımın dengesi!



VAZGEÇMEYİN!


- Kadın girişimcilere tavsiyeleriniz nedir?
Vazgeçmemek, ama ayakları yere basan şekilde! Annemin bana öğrettiği gibi: “Koşulları iyi analiz ederek tüm gerçekliğiyle kabullenip, oradan adım adım ilerlemek...”

Kaynak:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/turkiyede-yerli-telefon-fabrikasi-kuran-ilk-kadin-40963012