28 Temmuz 2018 Cumartesi

Prof. Dr. Erdal Arıkan’a Altın Madalya

Dünya telekomünikasyon sektörü, sadece insanların değil cihazların da birbiriyle haberleşmesine olanak sağlayacak 5G’ye geçmeye hazırlanırken, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Arıkan, “kutupsal kodlar” buluşu ile ABD merkezli uluslararası kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü’nün (IEEE), en prestijli ödülü olan IEEE Richard W. Hamming Madalyası ile onurlandırıldı.

IEEE tarafından her yıl “Enformasyon Bilimi, Sistemleri ve Teknolojisine çok üst seviyede katkı sağlayan” bir bilim insanına verilen madalya Arıkan’a,  enformasyon ve haberleşme kuramına katkıları, kutupsal kodların keşfi ve kutupsallaştırma tekniklerine katkıları nedeniyle veriliyor. Arıkan’a madalyası, Mayıs 2018’de San Francisco’da düzenlenecek IEEE Vizyon ve Yenilikçilik Zirvesi’nde takdim edilecek. Ödül kapsamında altın madalyanın yanı sıra bir de para ödülü yer alıyor.

Yeni bir telekomünikasyon devrimi yaratacak 5G teknolojisinin uygulama alanlarına hizmet verebilecek kodlama yöntemlerinden birini geliştiren Dr. Arıkan, daha önce 2010 yılında IEEE Information Theory Society Makale Ödülü’nü ve 2013 yılında IEEE W.R.G. Baker Ödülünü alan Arıkan’ın buluşu yurtiçinde de 2010 Sedat Simavi Bilim Ödülü ve 2011 Kadir Has Vakfı Bilim Ödülü’ne layık görüldü.

Prof. Dr. Arıkan’ın çalışması 2016’da 5G uygulama standartları arasına alınırken Dünya Telekomünikasyon devi Huawei firmasınca, söz konusu buluşu temel alan yeni bir 5G teknolojisi kullanıldığı açıklandı.

Sıfıra yakın hata ile haberleşme sağlıyor

Türk bilim insanı Arıkan’ın “kutupsal kodlar” adlı buluşu daha önce de kriptolojinin bilimsel çalışmalarında büyük etkisi olan Shannon Enformasyon Kuramı’nda 60 yıldır açık olan bir problemi çözdüğü için ilk günden başlayarak endüstri tarafından büyük ilgi gördü. Arıkan, 2009’da yayımlanan bir makalesi ile bu konuyu bilim dünyasına takdim etmiş ve bilim insanı Claude Shannon tarafından 1948’de ortaya atılan enformasyon kuramının en temel problemine kökten çözüm getirmişti. Kutupsal kodlar, “Shannon Kanal Kapasite Sınırı”na ulaştığı kanıtlanabilen ilk ve tek kod çözme yöntemi olarak kabul ediliyor. “Kutupsal kodlar”, bilginin kablolu ya da kablosuz bir iletişim kanalı üzerinden aktarılması sırasında, çevre gürültüsünün sinyal üzerine eklenmesi nedeniyle iletişimde oluşan hataları sıfıra indirerek haberleşmeyi sağlıyor.

Sade yapısı nedeniyle, “Kutupsal kodlar”ın, fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağı olarak tanımlanan “nesnelerin interneti” ve 5G’nin getireceği yeni hizmetlerde de kullanılması söz konusu olacak. Bu konuyla ilgili çalışan standart komitelerinde, “kutupsal kodlar” ile mevcut yöntemler arasında büyük bir rekabet yaşanıyor. Veri transferinin, en güvenilir ve en az gecikmeyle transferini sağlayan Arıkan’ın buluşundaki algoritmaların, yakın gelecekte 5G standardına uygun her cep telefonunda yer alması öngörülüyor. Prof. Dr. Erdal Arıkan, kutupsal kodlarla ilgili ticari faaliyetlerini 2011’de Bilkent Cyberpark’ta kurduğu firma aracılığıyla yürütüyor. Arıkan bu konuda çok sayıda patentin de sahibi.

Alıntı:
http://w3.bilkent.edu.tr/www/elektrik-elektronik-muhendisligi-bolumunden-prof-dr-erdal-arikana-altin-madalya/

The Key For Huawei, And China, In 5G Race Is A Turkish Professor

5G’ye adını yazdıran Türk profesöre altın madalya

İletişime çağ atlacak Türk'e büyük ödül!

Huawei Recognizes Dr. Erdal Arikan, the Father of Polar Codes, for his Dedication to Basic Research and Exploration

Huawei Recognizes Dr. Erdal Arikan, the Father of Polar Codes, for his Dedication to Basic Research and Exploration
https://www.linkedin.com/pulse/huawei-recognizes-dr-erdal-arikan-father-polar-codes-his-quevedo/

HUAWEI Kurucusu Ren Zhengfei'den Türk Profesör Erdal Arıkan'a Ödül

HUAWEI Kurucusu Ren Zhengfei'den Türk Profesör Erdal Arıkan'a Ödül


26 Temmuz 2018 Perşembe

İlişkilerimizi ne kadar iyileştirirsek ticari faaliyetlerimizin de önü o kadar açılır.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, enflasyonun yüzde 15,4 ile son derece kritik bir noktaya geldiğini belirterek, "Bu artış kontrol edilemezse Türkiye'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi mümkün olamayacağı gibi, uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında da kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkililerle her daim paylaşıyoruz. Bunlar aşılamayacak sorunlar da değil." dedi.

Bilecik, Ekonomist dergisinin "40 Yaş Altı 40 Genç CEO 2018 Araştırması"nın ödül töreninde yaptığı konuşmada, Yunanistan'ın başkenti Atina yakınlarında en az 77 kişinin ölümüne yol açan orman yangınından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Törende ödül alacak CEO'ları tebrik eden Bilecik, eskiden sadece kavurucu yaz sıcakları için kullanılan "Mevsim normallerinin üzerinde" tabirinin, bu yaz sadece hava sıcaklığı için değil, dünyada ve Türkiye'de siyasi, ekonomik ve toplumsal gündemin sıcaklığı için de kullanılabileceğini söyledi.

Bilecik, Türkiye'deki genç CEO'ların başarı haberlerine işaret ederek, Türk iş dünyası ve Türkiye ekonomisinin hararetini gençlerin gidereceğini söyledi. Bilecik, "Kısaca, memleketin havası size emanet! Önünüzde yapacak daha çok işiniz, gerçekleştirecek daha çok hayaliniz olduğu sürece gençsinizdir. Mesele yaş meselesi değildir, çalışma ve üretme meselesidir." ifadelerini kullandı.

Erol Bilecik, kendi hayat hikayesinden örnekler vererek, şunları kaydetti:

"Ben kardeşlik ve hoşgörü şehri olan Antakya'da doğdum ve büyüdüm. Lisenin ilk dönemlerinde mühendis olmayı hayal ettim ve hayallerimin peşinden İstanbul'a geldim. İTÜ'de o dönemin en yeni mesleklerinden biri olan bilgisayar mühendisliği eğitimi aldım ve bu alanda Türkiye'nin ilk mezunlarından biri olarak hayata atıldım. İş hayatına kurumsal bir şirkette başladım ama bilirsiniz biz toplum olarak özellikle Anadolu şehirleri başta olmak üzere, kendi iş hayatımızı kendimizin organize etmesini bir miktar öne alırız.

Hatta şu an TÜSİAD olarak da, bütün STK'lar da, girişimciliğin önemini, yükselen bir değer olduğunu Türkiye meselesi olarak ortaya koyuyor. Ben de kısa bir süre sonra girişimciliğe geçiş yaptım ve kendi şirketimi kurdum. Bugün geriye dönüp bakınca şunu söyleyebilirim; sıfır noktasındaki bir hayalin hayata geçtiğini görmek inanın müthiş bir haz... Eminim sizler de kendi hayallerinizi gerçekleştirecek, bugünkü gibi daha nice büyük başarılara imza atacaksınız. Diyebilirim ki, ömrümün hemen hemen üçte ikisi hayalleri yeşertmekle geçti. Bundan sonra da böyle devam edecek. Dolayısıyla benim hikayem, '2 şehir, sayısız hayal, 1 hayat' diye özetlenebilir."

- "Sorunlarımızı enerjinizle, heyecanınızla sizler çözüme götüreceksiniz"

Erol Bilecik, içinden geçilen çağın "teknoloji ve dijital dönüşüm çağı" olduğunu belirterek, Türkiye'nin çağa uygun, yeni kalkınma hikayesinin "sanayinin dijital dönüşümü" üzerinden yazılabileceğini kaydetti.

Genç yöneticilerin, Türkiye'nin dijital rekabetteki en büyük kozu olduğunu, bu enerjiyle Türkiye'de dijital dönüşümün ayak seslerinin daha da yükseleceğini ifade eden Bilecik, sağlam altyapıya dayalı ekonomilerin kolay kolay sarsılmayacağını söyledi.

Bilecik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin bugün düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplumsal uzlaşma, eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği ve dış ilişkiler alanlarında muhtelif yapısal sorunları var. Bu sorunların çözümü için ülkemizin düşünen, fikir yürüten ve sorun çözen insanlara her geçen gün daha fazla ihtiyacı var. İyi bir yönetici olmak, sadece şirketlerinizi değil, ülkenizi ileri götürmeyi hedeflemektir. Sorunlarımızı enerjinizle, heyecanınızla, olaylara ve dünyaya güncel bakış açınızla sizler çözüme götüreceksiniz. Bu bence zaten ülkeye olan borcunuz... Türkiye'yi dünya siyaseti ve ekonomisinde etkili kılan en büyük güç kaynakları her zaman demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve özgürlükler olmuştur. Türkiye'nin geleceği için çok önemli bir seçim dönemini geride bıraktık. Şimdi artık toplumsal uzlaşma ve reform zamanı. Özellikle ekonomide son derece hassas bir dönemin içerisine girmiş bulunmaktayız."

- "Yüksek enflasyon, fonlama maliyetlerinin düşmesinin önündeki tek engel"

Bilecik, Türkiye ekonomisinin 2009 krizinden bu yana son 9 yıldır kesintisiz olarak büyümeyi başardığını, aynı dönemde başta hizmet sektörü olmak üzere önemli ölçüde istihdam yaratıldığını ancak bunları sağlarken önemli ölçüde finansal riskin de biriktirildiğini aktardı.

Enflasyonun yüzde 15,4 ile son derece kritik bir noktaya geldiğine dikkati çeken Bilecik, şunları kaydetti:

"Bu artış kontrol edilemezse Türkiye'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi mümkün olamayacağı gibi, uzun vadeli yatırım ve tasarruf davranışlarında da kalıcı bozulmalara sebep olabileceğini yetkililerle her daim paylaşıyoruz. Bunlar aşılamayacak sorunlar da değil. Halihazırda özel sektörün Döviz cinsinden yüklü miktarda borçlu olmasının nedeni, uzun vadeli TL fonlama imkanının olmayışıdır. Yüksek enflasyon, vadelerin uzamasının, fonlama maliyetlerinin düşmesinin önündeki neredeyse tek engel... Kur riski, yatırım yapan, elini taşın altına sokup risk alan özel sektörün üzerinde ciddi bir kırılganlık yaratmaktadır. Bunları devlet yetkilileri ile, özellikle yeni kabinedeki bakanlarla paylaşıyoruz."

- "Dış ilişkilerimizi ne kadar iyileştirirsek ticari faaliyetlerimizin de önü o kadar açılır"

Erol Bilecik, TÜSİAD olarak önerdikleri programın, "finansal istikrarın sağlanması", "yapısal reformlar ile ekonomide yapısal dönüşümün sağlanması" ve "küresel ilişkilerin iyileştirilmesi" olmak üzere 3 ana bacağı olduğunu bildirdi.

Bilecik, programa ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yapısal reformlar sözünü o kadar sık kullanmaya başladık ki, bu hem muazzam bir ihtiyacı göstermekte, aynı şekilde de neredeyse kelimenin içini boşalttık. Bugün iş dünyası olarak, gözümüzün bir tanesi ekonomimizin üzerinde, diğeri ise dış dünyada... Türkiye ekonomisinin, dış ilişkilerimizden bağımsız yorumlayamayız. Dış dünya ile ilişkilerimiz pek çok açıdan ekonomimizi etkiliyor. Türkiye'ye yönelik dış dünyadaki algı maalesef son yıllarda yaşanılan pek çok olumsuz gelişme nedeniyle geriledi. Başta AB ile olan ilişkilerimiz olmak üzere dış ilişkilerimizi ne kadar iyileştirirsek ticari faaliyetlerimizin de önü o kadar açılır. İyi haber, bunların hepsinin artık fazlasıyla farkında olan bir kabine sistemi olduğunu görüyoruz."

Bilecik, bu yıl ki, 40 başarılı genç CEO arasında sadece 6 kadın bulunduğuna işaret ederek, bunun çok daha yukarıya çıkması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin kalkınması için, temeli Cumhuriyet devrimlerine dayanan toplumsal cinsiyet eşitliği alanında daha fazla ilerlemek gerektiğini vurgulayan Bilecik, kadınların gücünün hayatın her alanına dahil edilemediği sürece ekonomik, insani ve sosyal kalkınmanın mümkün olamayacağını kaydetti.

"Hedefimiz, kadınların eğitim, çalışma hayatı ve siyasette önünün açık olduğu bir Türkiye olmalıdır." diyen Bilecik, eğitimin, bir ülkenin kalkınmışlık düzeyinin ölçütü ve geleceğinin güvencesi olduğunu belirtti.

Bilecik, gençleri 21. yüzyıl becerileriyle donatmak için analitik, özgür ve yaratıcı düşünme başta olmak üzere bilgi çağının gerektirdiği becerileri önceliklendiren, kapsamlı bir eğitim reformunun hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

TÜSİAD olarak fen, teknoloji, mühendislik, matematik disiplinlerinin birbiriyle bağlantılı şekilde ele alındığı ve sanatın da dahil edildiği "STEM+A" eğitim yaklaşımına verdikleri öneme işaret eden Bilecik, bunu artık gündemin üst sıralarına taşıdıklarını bildirdi.

- Genç yöneticilere tavsiyeler

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilecik, rekabet gücünü artırmanın yolunun insana yatırımdan geçtiğini belirterek, kendi deneyimlerinden yola çıkarak bazı tavsiyelerde bulundu. Hayallerin çoğaltılması önerisini yineleyen Bilecik, devamla şunları kaydetti:

"Zor şeyler birlikte başarılır. Network’unuzu daha çok geliştirin. Yeni insanlarla tanışmak ve onlarla görüşmek için çaba sarf edin. Hepimizin bu güzel ülkeye fazlasıyla borcu var. Bu topraklardan aldığınızı bu topraklara geri vermenizin en güzel yollarından biri sivil toplum kuruluşlarında görev almaktır. Bana bugün geriye dönüp baktığımda 'neyi farklı yapardım' diye sorulursa, emin olun, 'STK'larda daha erken yaşlarda görev alırdım' derim. Hayatta seyirci değil, mutlaka oyuncu olun. Taşın altına elinizi daha fazla sokun, çekinmeyin, korkmayın. Bazı şeylerin değişmesi gerekiyorsa değişime liderlik yapan siz olun. Hedefinize giden yolda asla pes etmeyin, asla vazgeçmeyin ve hiçbir zaman karamsar olmayın. Daha iyi günler gelecek emin olun, umudunuzu kaybetmeyin. Biliyorum, bunun aksini söyleyenler olacak onlara inanmayın. Umut, korkudan daha güçlü tek duygudur. Bugün dünyada büyük bir rekabet var. Bu rekabette Türkiye'nin güçlü olması için sizin gibi iyi, güçlü, genç liderlere ihtiyacımız var. Sizler, bizlerin yarınlarısınız."

- "Atatürk'e sadece Türk milleti değil, bütün dünya saygı duyuyor"

Erol Bilecik, bazı liderlerin şirketlerinin, bazı liderlerin ülkelerinin, bazı liderlerin ise dünyanın kaderini değiştirdiğini dile getirerek, "Sizler, dünyanın kaderini değiştiren bir liderin neslisiniz. Sizler, Atatürk'ün bu ülkenin geleceğini emanet ettiği Türk gençliğisiniz. Mustafa Kemal, bizim temelimizdir, bir yöndür. Ülkemizi daha iyi yerlere taşımak için o yolu devam ettirecek olan sizlersiniz. Atatürk'e ve Cumhuriyet'e olan minnet borcunuzu asla unutmayın. Herkes bilmelidir ki, Türk insanını, hatta en çok da Türk kadınını yücelten, insanımızı çağdaş uygarlıklar seviyesine layık gören Atatürk'e sadece Türk milleti değil, bütün dünya saygı duyuyor. Unutmayalım ki, laiklik, demokrasi ve Cumhuriyet; var oluşumuzun sigortasıdır." şeklinde konuştu.

20 Temmuz 2018 Cuma

Buffett’tan harika bir yatırımcı olmanın yolları

Yatırımcı dünyasının dev ismi Warren Buffett, örnek aldığı ünlü ekonomistler Benjamin Graham ve David Dodd tarafından öğretilen yatırım sırlarını kendine saklamadı, gençlerle paylaştı. Buffett, iki akıl hocasının öğretileriyle ‘harika yatırımcı’ haline gelirken aynı zamanda bu yolda kendi stratejilerini de yarattı. İşte Warren Buffett onaylı ‘Harika yatırımcı’ olmanın yedi temel yolu…

1. MAL SAHİBİ GİBİ DÜŞÜNÜN

Belki Warren Buffett gibi yatırım yapmanın en önemli yolu mal sahibi gibi düşünebilmektir. Bu düşünce bir hisseyi, sadece para değeri olan bir kağıt parçası gibi değil, işinizin bir parçası gibi görmenize yardımcı olur. Bir hisse senedi satın almadan önce kendinize şu soruyu sorun: “Eğer bir işletme sahibi olsaydım bunu mu alırdım?” Bu, hissenin değerli bir yatırım olup olmadığına karar vermenin en iyi yoludur.

2.İŞİ ANLAYIN

Bir işletme sahibi gibi düşünmenin en önemli yolu, satın alacağınız herhangi bir hissenin ticari faaliyetini iyi bir şekilde anlamaktır. Warren Buffett’ın en önemli yatırım tavsiyelerinden biri konfor alanına değil, yetkinlik çemberine odaklanmaktır. Buffett başarısının nedeninden bahsederken yetkinlik çemberi (“circle of competence”) kavramını kullanıyor ve şöyle ifade ediyor:

 “Yetkinlik çemberimi iyi biliyorum ve onun dışına çıkmamaya özen gösteriyorum.”

Ancak bu prensip, alışkın olmadığınız bir sektörde hisse senedi satın alamayacağınız anlamına gelmiyor. Bu sadece şirketin iş stratejisi, güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri hakkında bilgi edinmek için zaman ayırmanızı gerektirir.

3. “KALE HENDEKLİ ŞİRKETLER”

Ortaçağ kaleleri, işgalcileri savuşturmak için su dolu hendeklerle çevriliydi. Warren Buffett, bu mantıkla eşdeğer olan hisse senetleri satın almayı öneriyor. Yani onları rakiplerinden koruyan avantajlara sahip olanlara… Rekabet avantajının bir başka örneği, rakiplerden daha düşük maliyetlerle işlem yapmak.

4. MAKUL FİYATLARDA ALIM YAPIN

Warren Buffett, yalnızca pazarlıklı satın alma işlemleri yapan bir değer yatırımcısı olarak başlamıştı. Ancak zamanla görüşlerini biraz değiştirdi, “Muhteşem bir şirketi iyi bir fiyata almak, iyi bir şirketi muhteşem bir fiyata almaktan iyidir” düşüncesini benimseyen Buffett’ın 1 numaralı kuralı “asla para kaybetmemek”, 2 numaralı kuralı ise “Kural 1'i asla unutmamaktır.” Her iki kuralı da korumanın en iyi yolu, hisse senedi için makul fiyatlarda işlem yapmaktır.

5. BÜYÜK ALIM AVANTAJLARI

En ünlü ‘Warren Buffett sözleri’nden biri şöyle: “Eğer gökten altın yağarsa, kovayı doldurun, kaşığı değil.” Başka bir deyişle, hisse satın almak için büyük fırsatlardan yararlanın. En iyi fırsatlar, korkunun büyük işletmelerin değerlemelerine yardımcı olmasıyla ortaya çıkar. Buffett'ın dediği gibi: “Diğerleri açgözlüyken korkun, diğerleri korktuğunda açgözlü olun.”

6. UZUN VADELİ DÜŞÜNMEK

Bir klişe haline gelen bu kalıp, başarılı bir yatırıma ulaşma amacıyla gerçekten uzun vadeli bir bakış açısına sahip olmak. “Eğer bir hisseyi 10 sene tutmayı düşünmüyorsanız, 10 dakika bile tutmayı aklınızdan geçirmeyin” diyen Buffett bir yatırımcının sahip olduğu en büyük avantajın zaman olduğunu söylüyor.

7. UÇURUM KENARINDAKİNİ SAT

Her ne kadar Buffett hisse senedi satın aldığında uzun vadeli düşünüyor olsa da, bazı işletmelerin de umdukları kadar iyi performans göstermediği bir gerçek. Örneğin Buffett, IBM’deki 10.7 milyar dolarlık hissesini satmadan önce, teknoloji devinin rekabetini hafife aldığını fark etmiş. Önemli olan hatayı olabildiğince çabuk fark edip kayıplarınızı onarmaktır. Hissenin başlangıçta düşündüğünüz rekabet avantajlarına sahip olmadığını fark ederseniz, satarsınız.

ASLA GEÇ DEĞİL

Warren Buffett gibi yatırım yapmaya başlamak için geç olduğunu düşünmeyin. Efsanevi yatırımcı, şu anki servetinin %99’unu 50 yaşından sonra oluşturdu. Buffett gibi yatırım yapmak için yedi ilkenin hepsi hem genç hem yaşlı yatırımcılar için geçerli. Tek yapmanız gereken, “Harika bir yatırımcı” olma yolunda tecrübe kokan bu kuralları izleyebilmek...


Yerli tramvay Panorama, Polonya yolcusu

Dünyanın 7’nci tramvay üreticisi Bursalı Durmazlar, ilk ihracatını AB üyesi Polonya’ya gerçekleştirecek. İlk etapta 12 adet ‘Panorama’ isimli tramvay, Olsztyn sokaklarında hizmet verecek.

Bursalı Durmazlar, Türkiye’nin ilk yerli tramvayını Polonya’ya ihraç ediyor. Türkiye’de Kocaeli ve Samsun’daki tramvay hatlarında çalışan Panorama model tramvay 2020 yılından itibaren Olsztyn raylarında da sefere başlayacak.

Şubat ayında Polonya’nın Olsztyn kentinde gerçekleştirilen ihaleyi, tüm teknik spesifikasyonları uygun görülen ve en iyi teklifi sunan Durmazlar kazandı. İlk etapta 12 tramvay üretimini kapsayan anlaşmaya ilerleyen dönemde büyüyerek, 24 adete kadar çıkabilecek. Bugün Durmazlar’ın kazandığı 12 araçlık tramvay ihalesinin bedeli yaklaşık 20 milyon euro.

Anlaşma, Olsztyn Belediye Başkanı Pietr Grzymowicz ile Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatma Durmaz Yılbirlik arasında imzalandı. Olsztyn Belediye binasında düzenlenen ve Varşova Büyükelçiliği ticaret başmüşaviri Atilla Gökhan Kızılarslan’ın da yeraldığı törende konuşan Belediye Başkanı Pietr Grzymowicz, Durmazlar firmasının istedikleri tüm şartları yerine getiren tek firma olduğunu söyledi. 123 bin kişinin yaşadığı Olsztyn kentin-

de 11 kilometre demiryolu ağı bulunduğunu anlatan Grzymowicz, 7 kilometre daha ilave yatırım gerçekleştireceklerini kaydetti. “Avrupa’nın kapılarını açtık” Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatma Durmaz Yılbirlik de Durmazlar olarak 65 yıldır makine sektöründe faaliyet gösterdiklerini, 120 ülkeye ihracat yaptıklarını anlattı. Yılbirlik, 30 yılı aşkın süredir Polonyalı sanayicilere hizmet verdiklerini, raylı sistemler grubu Durmaray’ın da Olsztyn belediyesinin, Polonya halkının güvenini kazanmış olmasının kendilerine büyük gurur verdiğini belirtti.

Yılbirlik, 2009 yılında başladıkları çalışmaların meyvesini aldıklarına işaret ederek, ilk yerli tramvayın Polonya ile Avrupa'nın kapılarını açtığını söyledi. Yılbirlik, Türkiye’de Polonya Cumhuriyetinin bir elçisi olarak Polonya’nın Bursa fahri konsolosu olduğunu da hatırlatarak “İki ülke arasında gerek kültürel, gerekse ekonomik alanda yepyeni köprüler kurabilmek en önemli hedeflerimden biriydi. Çünkü ancak bu ilişkiler sayesinde kardeş olabiliriz. Bu açıdan bakıldığında bugün emeklerimizin karşılığını aldığımız bir gün” dedi.

Verilen bilgiye göre şehir içi raylı sistem araç üretimi ve teknolojileri alanında proje, dizayn, yazılım, montaj, test ve devreye alma süreçlerinde hızla büyüyen Durmaray’ın arkasında 1956 yılından bu yana teknoloji üreten Durmazlar Makina’nın güç ve desteği var.

Durmazlar Makina bugün 150.000 metrekare kapalı alanda, yüksek teknolojiye sahip 3 ayrı fabrikada, her yıl 120 ayrı ülkede üretime destek veren 8 bin adet makine üretiyor.

Türkiye’de üretim teknolojileri alanındaki ilk AR-GE merkezi, yeni nesil yazılımlar ve yepyeni teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Durmazlar Türkiye’nin Endüstri 4.0 platformunun kurucuları arasında da yer alıyor.

Geliştirdiği yazılımları tramvaylarda da kullanıyor

Bugün makinede global bir marka olan Durmazlar, 2009 yılında raylı sistemler sektörüne de Durmaray markası ile giriş yaptı. Bugün Durmazlar’ın yurt içinde farklı illerde çalışan 98 adet tramvay ve hafif raylı sistem aracı bulunuyor. Dünyanın yedinci tramvay markası olan İpekböceği’nin de üreticisi olan Durmazlar, sensör teknolojilerini, geliştirdiği yazılımları tramvaylarında da kullanıyor. Örneğin, tramvayın önüne yerleştirilen lazer tarayıcı sayesinde aracın hareket yönü taranarak objelerin uzaklığı, hareket yönü ve çarpışma olasılığı hesaplanabiliyor. Panorama aracında, geliştirilen yazılım sayesinde araç kontrol ünitesi, tahrik, kapı, fren gibi alt sistemlere ait binlerce değişkenin anlık kayıtları yapılıyor. İşlenmemiş Büyük veri sayesinde araçta oluşan olaylar anında takip edilirken, gelecekte oluşabilecek durumlar da tespit edilebiliyor. Araçlar bu konum bilgilerini ve ek verileri merkez bilgisayar ve güzergahta çalışan diğer araçlar ile paylaşabiliyor. DURCOM programı sayesinde önceden belirlenen kişilere e-posta gönderebilen araçlar, meydana gelen sefer aksamaların önüne hızlı bir şekilde geçebiliyor. Durmazlar, bugün iş ortağı olarak yol aldığı 80 distribütörü ile 120 ülkeye ihracat yapıyor. Üretilen makinelerin yüzde 80’e yakını ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Avustralya gibi gelişmiş sanayi ülkelerinde alıcılarıyla buluşuyor.

210 yolcu kapasiteli

Dünyada raylı sistemler sektöründe ilk sıralarda yer almayı hedefleyen Durmaray, araştırma ve geliştirme çalışmalarına 2009 yılında başladı. 2011 yılına gelindiğinde ise Durmaray gövde ve boji imalatı için 15 bin m2 kapalı ve 50 bin m2 açık alana ve raylı sistemler araç üretimi içinse 25 bin m2 ve 10 bin m2 açık alana sahip 2 ayrı tesiste üretim yapmaya başladı. Üretilen ilk tramvay İpekböceği adıyla 2013 yılında Bursa’da raylarla buluştu. Ardından 2015 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ihalesi açılan 60 adet Hafif Raylı Sistem (HRS) ve 12 Adet çift yönlü tramvay projeleri izledi. Durmaray’ın yeni jenerasyon tasarımı olan Panorama ise 2016 yılında 8 araçla Samsun’da, çift yönlü 12 araçla da Kocaeli’nde hizmet vermeye başladı. Kocaeli Belediyesi’nin 2017 yılında yeniden açılan ihaleyle talep ettiği 6 araç ise bugünlerde Durmaray tesislerinde üretiliyor. Yakın bir gelecekte, ilk etapta 12 araçlık sistemiyle Olsztyn halkına hizmet verecek olan Panorama, 210 yolcu kapasitesine sahip.


10 Temmuz 2018 Salı

Cüneyt Çakır


Şampiyonlar Ligi'nde dev maç Cüneyt Çakır'ın - 02.05.2019


Cüneyt Çakır, Şampiyonlar Ligi'nde yarı finalde düdük çalacak.

7 Mayıs'ta Liverpool ile Barcelona arasında oynanacak Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçını hakem Cüneyt Çakır yönetecek.

Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 7 maç yöneten Çakır, son olarak çeyrek final turunda Manchester City'nin Tottenham'ı 4-3 mağlup ettiği maçta görev yapmıştı.


--

Cüneyt Çakır Dünya Kupası'nda yarı final yönetecek - 10.07.2018

FIFA kokartlı Türk hakem Cüneyt Çakır, Rusya'da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası'nda, Hırvatistan ile İngiltere arasında yapılacak yarı final maçını yönetecek.
FIFA kokartlı Türk hakem Cüneyt Çakır, Rusya'da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası'nda, Hırvatistan ile İngiltere arasında yapılacak yarı final maçını yönetecek.

FIFA'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Moskova'daki Luzhniki Stadyumu'nda oynanacak karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak.

Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Hollandalı Bjorn Kuipers olacak.

Kariyerinde ikinci kez
FIFA kokartlı Türk hakem Cüneyt Çakır, kariyerinde 2. kez Dünya Kupası'nda yarı final karşılaşmasında görev yapacak.

Rusya'da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası'nda 11 Temmuz Çarşamba günü Hırvatistan ile İngiltere arasında oynanacak yarı final maçını yönetecek Çakır, bu organizasyonda Fas-İran ve Nijerya-Arjantin müsabakalarında düdük çalmıştı.

Üst üste ikinci kez FIFA Dünya Kupası'nda görev alan Cüneyt Çakır, Rusya-Mısır maçında da dördüncü hakem olmuştu.

Çakır, Brezilya'da düzenlenen 2014 FIFA Dünya Kupası'nda, Hollanda ile Arjantin arasındaki yarı final maçı da dahil olmak üzere 3 müsabaka yönetmişti.

Hırvatistan-İngiltere maçı ile 6'ncı Dünya Kupası maçına çıkacak Cüneyt Çakır, toplamda 164'üncü uluslararası karşılaşmasını yönetecek.