3 Aralık 2019 Salı

Süper Lig'in ilk kadın başkanı olan Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı

Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, "Herkes bana 'futboldan anlıyor musun?', 'ofsayt nedir' diyor. Ben ofsaytı neden bileyim. Oyuncu bilsin, hakem bilsin. Ben bu işi doğru yönetmeyi becerebilmek istiyorum." dedi.
Süper Lig'in ilk kadın başkanı olan Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamalarda bulundu.

"Çok yoğun bir gündemim oldu. İş kadınıyım, ihracatçıyım. Çok da ödüllerim olduğu için basına ve medyaya alışkınım. Ancak bu inanılmaz bir enerji yarattı. Bir kaç yayında da söyledim, sanki Türk kadınları, Türk Medeni Kanunu'nda yeni bir hak kazanmış gibi bir coşku oldu. Bu da bana çok ağır bir yük verdi" diyen Gözbaşı, devamında "Biliyorsunuz ki takımımız da lig sonuncusu durumunda. Bütün kadınlar adına başarılı olmam gerekiyor. Bunun sorumluluğundayım. Ama mutluyum ve bu beni daha çok motive ediyor. Bu moral ve motivasyonu da takıma yansıtmaya çalışıyorum. İnşallah da başarılı olmayı umut ediyorum" ifadesini kullandı.

"Şehrin büyükleri bir araya gelerek bana bu teklifi getirdiler"

Sporun hayatında büyük bir yer kapladığını vurgulayan Berna Gözbaşı, göreve geliş sürecini şöyle anlattı;

"Ben ve kardeşlerim basketbol oynadık. Firma bünyesinde işçilerimden kurduğum bir futbol takımım vardı. Maç günleri, 'Çeyrek finale kalırsanız çeyrek altın, yarı finalde yarım altın' gibi prim açıklardım. Çeyrek finale çıkınca o gün bütün üretimi kapatır, davul zurna maçlara giderdik. Daha sonra da firma bünyesinde BRN Voleybol adında takımım oldu. Bunu da genç kızlarımıza sahip çıkmayı amaçlayarak kurduk.

Futbolun hayatıma girişi de; benden önceki başkanım Erol Bedir, beni yardımcılık görevi için davet etmişti. Bundan sonra bu da bir farkındalık yarattı. İlk kadın başkan yardımcısıyım ve bir arkadaşımla beraber ilk kadın Futbol Federasyonu delegesiyim. Bununla birlikte bütün büyük kulüplerimizde ve Anadolu kulüplerimize yeni kadın yöneticiler oluştu. İlk farkındalık buradan başladı. Daha sonra da bu başkanımız istifa ettiği için kongre süreci başladı. Şehrin büyükleri bir araya gelip, bütün dinamikler, yani hiçbir siyasi görüşü ve farkı olmadan bana bu teklifi getirdiler. Tabi çok yoğun bir hayatım var, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nda (DEİK) yönetim kurulu üyesiyim, bizim Kayseri serbest bölgenin yönetim kurulu üyesiyim, Dünya Türk iş Konseyi'nde de (DTİK) yönetim kurulu üyeliği yapıyorum. Ancak kendi esas işim üretim-ihracat, bunun yanında ülkenin ticari diplomasisinde görev alıyorum. Ama bir anda futbol gündemime girdi ve bunda da başarılı olmayı umut ediyorum."

"Bir şekilde hepimiz zorlanarak çağırıldık"

Kulüplerin profesyonelce yönetilmemesi sonucu iş dünyasının başarılı isimlerinin bu görevlere getirildiğini sözlerine ekleyen Gözbaşı, "Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Gaziantep FK Başkanı Mehmet Büyükekşi ve asbaşkan Masum Altunkaya ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nda (DEİK) beraberdik. Hatta DEİK Başkanı Nail Olpak telefonla arayıp esprili bir şekilde dedi ki; 'Berna, beyler, sizler ülkenin ticari diplomasisinde yer alıyorsunuz, ne oluyor, birer birer futbol kulüplerine gidiyorsunuz? Yani kulüpler bir şekilde zor duruma girdi, şimdi ihracatçılardan bunun kurtarılması bekleniyor. Ben bunu şöyle algılıyorum. Sanırım kulüpler doğru yöneltilmedi. Profesyonelce yönetilmedi. İş dünyasından da başarılı isimler, bir şekilde hepimiz zorlanarak çağırıldık buna. Kulüplerde profesyonelleşme, kurumsallaşma, şeffaflaşma konusunda bizden bir görev beklendiğini hissediyorum. Bunu da yapacağım" dedi.

"Herkes bana 'Futboldan anlıyor musun?' diye soruyor"

Başkan Berna Gözbaşı, herkesin görevini iyi yaptığı sürece başarının geleceğine inandığını belirterek, şöyle konuştu:

"Göreve geldiğim ilk andan itibaren tesislerden, hatta güvenlikten çalışmalara başladım. Henüz çok çiçeği burnunda bir başkanım. Futbolcularla iletişime geçerek sorunları anlamaya çalıştım. Bana göre ilk olarak yönetimin bir 'takım' olması lazım. Çalışanların bir takım olması lazım ki takımınız da takım olsun. Ben de şu anda bulu yapmaya çalışıyorum. Bu erkeklerin egolarının savaştığı, her şeye kulaklarımı tıkadım.

Ben kulüpte çalışıyorum. Dışarıda kavga kıyamet kopuyor, kongreler erteleniyor, bunları hiç duymuyorum. Duymamaya da devam ediyorum. Ben iş hayatımda, kriz zamanında haber bile dinlemem. Çünkü o negatif enerjiyi almak istemem. Burada da aynı şeyi yapıyorum.

Yönetimde de şunu söylemiştim, 'Ya emek ver, ya da para ver ama poz vermeyeceksiniz.' Burası sizin kişisel reklam yeriniz olmayacak. Olacak elbette, ama bunun bu kulübe mutlaka maddi yardımı olacak.' Çünkü kulüplerin mali yapısını biliyorsunuz, korkunç. Dün gece saat 2'de bile yabancı bir futbolcumuzla kontrat konularını konuşuyordum. Ben bunu bir iş olarak görüyorum.

Herkes bana 'futboldan anlıyor musun?' ,'ofsayt nedir' diyor. Ben ofsaytı neden bileyim. Oyuncu bilsin, hakem bilsin. Oyuncu ofsayta düşmesin, hakem de yanlış karar vermesin. Ben bu işi doğru yönetmeyi becerebilmek istiyorum. Takımı oynatmak teknik direktörün işi. Takıma moral motivasyon vermek benim işim. Herkes işini yapmalı. Zaten Türkiye'de en büyük sorunumuz bu. İş dünyasında da gördüğüm bu. Herkes hem siyasetçi, hem iş adamı, hem futbolcu.. Herkes her şeyden anlıyor. Bence uzmanlaşma yoluna gitmeliyiz ve herkes görevini yapmalı."

"Hiç kimse elini taşın altına sokmadı"

"Mali durum yanlış transferlerden dolayı o kadar kötü ki, hiç kimse elini taşın altına sokmadı. Ben şimdi elimi taşın altına soktum" diyen Berna Gözbaşı, çoğunluk sağlanamadığı için 7 Aralık Cumartesi gününe ertelenen olağanüstü genel kurul ile ilgili şunları söyledi:

"Ben tek adaydım. Hala söylüyorum, varsa aday çıksın. Aylarca aday aradılar. Mali durum, yanlış transferlerden dolayı o kadar kötü ki, hiç kimse elini taşın altına sokmadı. Ben şimdi elimi taşın altına soktum, kim varsa sorumluluk alacak herkesi davet ettim. Kadınlara dedim ki; 'yıllardır yönetim kurullarında daha fazla kadın diye savaşıyorsunuz, bugün en gelemeyecek yere geldim, futbolda kadın yönetici oldum. Bu takım düşerse hepimiz düşeriz. O yüzden yaptığım her kampanyada eğer başka çözümler bulamazsam birlikte yardım kampanyalarında hepiniz benimle olacaksınız.' Türkiye'de kadının yönetimlerde yer almasını bir sembol olarak görüp 'düşersem düşeriz hashtagi ile destek bekleyeceğim.' Hepsi Kayseri'ye gelmek istiyor, bir gün kadın vekiller, kadın STK'ları, kadın köşe yazarları hakkında bir tribün yapıp bir farkındalık yaratmak istiyorum."

'Kadın taraftarlar 'Tribünlere gelelim, mantı yapalım, atkı örelim' diyorlar'
Kadın taraftarlar tarafından da çok sevildiğini sözlerine ekleyen İstikbal Mobilya Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, "Kadın taraftarlarımız tribünlerde artacak. Bu zaten doğal hali ile de artacak. Başkan olduktan sonra ilk defa AVM'de bir işim vardı, hızlıca girdim çıkayım derken ufak bir mesafeyi çok uzun bir sürede yürümek zorunda kaldım. Bütün kadınlar, 'Berna Başkan' diye seslendi. Tribünlere geliriz diyenler, mantı yaparım diyenler, atkı örelim diyenler var. Bir siyaset partimizin kadın teşkilatı bunu önerdi. Ben de peki yapın, videoları çekin, erkeklere gösterelim bakın hanımlar karınca kararınca çalışıyorlar, haydi beyler pamuk eller cebe diye. Çünkü hakikaten çok borcumuz var" dedi.

"Kulüp başkanları ego savaşlarını bitirmeli"

Berna Gözbaşı, Türk futbolunu değerlendirirken, "Koltuğa oturan başkanların vaktinde bırakması gerektiğini düşünüyorum" diyerek, şu ifadeleri kullandı;

"Öncelikle kulüp başkanları ego savaşlarını bitirmeli. Spor birleştiricidir, insanları dil, din, ırk, siyasi görüş fark etmeden o tribünlere getirir, bunun güzelliğini fark edip bunun birleştiriciliğini yapmalı kulüp başkanları. Yapmıyorlar demiyorum, sakın yanlış anlamasınlar ama bu konuda daha birlikte çalışmamız gerekli. Kongre sürecinde ben çalışıyorum, dışarıda kavgalar dönüyor, ben bunları duymak istemiyorum. Her şey Kayserispor için, sevdamız Kayserispor için. Herkes susup, ne yapmalıyız diye konuşmalıyız. Bunu bütün kulüpler için de söylüyorum, bu neticede bir bayrak yarışı. Koltuğa oturan başkanların vaktinde bırakması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü o değişim şart oluyor. Ben işletmeciyim, zaman zaman insanlar işletme körü olabiliyor. Bence başkanlarımız da işletme körü olabilir. Ben şimdi bütün kulübün personellerine gittim, sosyal tesislere, odalara baktım. Her tarafa dokunmam gerektiğini görüyorum. Bu da geçmişten dolayı.

Tabii ki ben de o yönetimde vardım ama işlerim çok yoğundu, son dönemde çok ilgilenemedim. Şimdi çok farklı dokunuşlar yapacağım. İlk hedefim takımı ligde tutmak. 'Enkaz devraldım' diyerek klişe de yapmak istemiyorum. Ben elimden geleni yapacağım, hem maddi durum, hem de moral-motivasyon durumu için ve mutlaka ligde kalmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ben mücadeleci bir insanım, hayatım hep ilklerle doludur. İş dünyasında yaptıklarım ile hep ilkler yaşamışımdır. Bu da bir ilk oldu, bu ilki hem kadınlara hem spor dünyasına hem de futbol kulübü yönetimi adına Anadolu'da bir kulübü kurumsallaştırabilirsem bu da benim bırakacağım bir iz olsun. Kadınlar sporun ve futbolun farkındalar ama daha da farkında olsunlar. Bizim en temel sorunumuz altyapılar. Altyapılara dokunmalıyız. 15 yaşında Süper Lig'de gol atan bir Emre'miz var, ilklerin takımı olduk. Sonuncu olmamıza rağmen ilklerle son dönemimiz geçiyor. Sloganımız, 'neden yeni Emre Demirer çıkmasın, neden Emre Demirer'lerin sayısı artmasın', inşallah bu konuda çalışmaları artırmayı düşünüyorum."

"Hakemlerin tartışmasız kararlar vermelerini umut ediyorum"

Hakemler ile ilgili de konuşan kulüp başkanı Gözbaşı, "Ben şuna karşıyım. Hakemlerde bir yanlış varsa, Merkez Hakem Kurulu (MHK), Tahkim Kurulu var. Ben hakemlere karşı konuştukça, negatif oldukça bu benim takımımı antipatik hale getirir. Hakemler de hakkaniyetli kararlar vermeli. Zaten hakemlerimiz hakkaniyetli kararlar verirse hiçbir futbol kulübü başkanı da konuşmayacaktır. Tartışmasız kararlar vermelerini umut ediyorum. Ben hatta ilk maçımda, öğretmenler günüydü, iki hakemimiz de öğretmendi gidip onlara çiçek verdim. Devre arasında Sivassporlular bana diyor ki, 'başkan verdin çiçekleri kartlar çıkmıyor'. Ben de, 'keşke vermeseydim, iki tane sarı kart alacakken esas bizi bitiriyor' dedim, espri yaptım. İşin esprisi tabi bu, tartışılacak bir pozisyon yoktu, çok iyi yönettiler" ifadelerini kullandı.

"İş dünyasında kadın erkek yoktur, futbolda da aynı"

Süper Lig'in ilk kadın başkanı Berna Gözbaşı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"İlk Türk kadın hakemimiz Lale Orta ile tanışmak istiyorum. İş dünyasında çok erkek egemen bir şehirde, sektöre sıfırdan başladım. Annem emekli öğretmen, babam emekli astsubay. Mücadeleye, bütün o binlerce erkeğin içinde var olmaya çok alışkınım. Benim iş dünyasına bakış açım şudur: iş dünyasında kadın, erkek yoktur. Futbolda da aynı. Doğru yönetmeyi, işletmeyi, kar eden bir kuruluş haline getirmeyi ve birlikte moral, motivasyonun olduğu, futbolcunun antrenmana güler yüzle, isteyerek geleceği bir ortam yaratırsam bu benim bırakacağım en güzel iz olacak."

--

Gözbaşı: Takım son sırada olmasaydı, erkekler bana bırakmazdı

Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, Türkiye'nin ilk kadın futbol kulübü başkanı olduğunu belirtti ve "Takım son sırada olmasaydı erkekler bana bırakmazdı" dedi
Süper Lig'in ilk kadın başkanı olarak tarihe geçen Kayserispor Kulübü Başkanı Berna Gözbaşı, Beşiktaş maçı ve transfer durumu hakkında açıklamalarda bulundu.

”Ben geçmiş dönemde Erol Başkan'ın davetiyle yardımcı başkan olarak görev almıştım ama yoğunluktan dolayı fazla aktif değildim. Başkan arayışı devam ederken hiçbir erkek görevi devralmak istemedi yoksa kalmazdı bana" diyen Gözbaşı, şöyle devam etti:

"Takım zaten sonuncu olmasaydı erkekler bırakmazdı bana. Göreve gelmemizden sonra Kayserispor ligin en sempatik takımı oldu. Şehrin büyükleri, belediye başkanları, eski bakanlar geniş bir katılımla benim olmamı istediler. Beni aradılar. Ben işlerimden dolayı çok yoğundum.

'Türk kadınlarının eve kapatılmadığını göstermiş olduk'

Şehirde ilk defa herkesin fikir birliğine varmış olduğu konu da kabul etmek zorunda kaldım. Yurt dışından önemli basın kuruluşları röportaj yapmak istiyorlar. Ülkemiz Türk kadınlarının eve kapatılmadığını istendiğinde neler yapabileceğini göstermiş olduk, sembol olduk.

'Zor bir görevin altına imzamı attım, ama elimden geleni yapacağım'

Takımımız şu anda zor durumda. Hala çalışıyoruz. Zor bir görevin altına imzamı attım ama elimden geleni yapacağım. Şu anda tek amacımız takımı ligde tutmak. İyi bir başlangıç yapamadık. Tek tek konuşuyorum. 3 hoca değişti, 3 başkan değişti ve haliyle birçok transfer… Her şey üst üste gelmiş. Oyuncularla diyaloğum iyi. Dil sorunu olmadığı için iletişim kuruyorum. Türkiye-Portekiz İş Konseyi Başkanıyım, futbolun ülkesinin. Mensah bir röportajında ‘bir teklif gelirse annemiz Berna hanım ile kariyerimi planlarım’ demiş. Ben ona öyle söylemişim çünkü. Böyle moralin bozuk olmaz. Onu o şekilde söylemiş. Hani ben ona demişim. Devre arasına kadar oynayacaksın ya da sonuna kadar oynayacaksın. Ama seni de dinler kariyerini planlarız.”




30 Kasım 2019 Cumartesi

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, siyah-beyazlı kulübün 2019 yılı 3’üncü Olağan Divan Kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu. Divan Kurulu toplantısına ilk kez kulüp başkanı sıfatıyla katılan Ahmet Nur Çebi, başarılı olmaktan başka çareleri olmadığını belirterek, “Bütün arkadaşlarımın konuşmalarını dinledim, burada kaldım. Sizler benim için önemlisiniz. Katılımcı olacağız. Zaman harcamak gerekiyorsa harcayacağız. Son seçime katılan Beşiktaşlılara teşekkür ediyorum. Bana oy veren vermeyen herkese teşekkür ediyorum. Açık ara bir seçim olması sebebiyle üstümde bir baskı hissediyorum. Bunun altından kalmak için başarılı olmaktan başka çarem yok. Bana güvendiğiniz için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“İÇİNDE OLDUĞUM DÖNEMİN İNCELENECEK OLMASI BENİM İÇİN ÖNEMLİ”

Denetleme için başvuru yaptıklarını ve kendisinin de içinde olduğu dönemin incelenmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Çebi, “Serdal Adalı, denetleme istemişti. Ben sürenin biraz daha uzatılarak denetilmesini istedim. Adalı’nın talep ettiği süreç benim de içinde olduğum süreçti. Dolayısıyla ondan imtina etmem kendimden emin olduğum için söz konusu değildi. İçinde benim de olduğum döneminde denetlenecek olması benim için çok önemlidir. Bu sebeple denetleme kurulu bakanlığa yazılı olarak başvuru yaptık. Kendilerine bütçe verip, yanlarında olacağımıza ilettik. Sizlere açıklanacak bir divan olabilir genel kurul olabilir. Her konuya açığız. Biz bütün faturalara sözleşmelere bakacağız” şeklinde konuştu.

“BU ZOR SÜRECİN NEREDEN GELDİĞİNİ DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR”

Bu zor durumun nereden geldiğinin bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Çebi, “40 günlük süreci az önce anlattı yönetici arkadaşlarım. Durum öyle çok keyifli falan değil. Tamam geldik, enkaz edebiyatı yapmayalım, ağlamayalım ama bir süre sonra hepimiz unutacağız eski dönemleri. Bizim içinde bulunacağımız zor durumların, bu zor sürecin nereden geldiğini değerlendirmek gerekiyor. Buraya geldiniz, geçmişi karıştırmayın gibi bir söylemle karşılaşmak pek doğru olmaz” ifadelerini kullandı.

“İSRAF DÖNEMİ YAŞANMIŞ”

“İsraf dönemi yaşanmış. O gün kapıdan içeri girdiğimde ne hissettiğimi söylemek istiyorum sizlere” diyen Çebi, “Vurdum duymaz bananeci ihtimama gösterilmemiş, sözleşmelerde de gördük bu durumda sizlere rapor olarak verdik ama ben duygularımı söylemek istiyorum. Bir kere çok yorgunum. Konuşacak enerjiyi bile zor buluyorum. Onun için affedin beni. Geldiğimizden beri 2 saatten fazla uyumuyorum. Sabaha kadar bunların altından nasıl kalkarız diye düşünüyoruz. Önümüzdeki 3 yılın sporcusuyla, sponsorlarıyla imzalar atılmışsa, bunlar kulübün gelir giderlerini ortaya çıkartır mı, çıkartır. Ben önümüzdeki 2.5 yılın 1 milyar TL zararla ile kapatılacağını  düşünüyorum. Biz bunları ne kadar aşağı çekebilirizin çalışmasını yapıyoruz. Sponsorlarımızdan biraz yukarı çıkmalarını istiyoruz. Sözleşmelerde fedakarlıklar istiyoruz. Gelirin giderin 1 lira fazla olan kulüp yaratamazsak, hiçbir başka bir ley konuşmamıza gerek kalmayacak. Kimse Beşiktaş’tan den büyük değil. Biz Beşiktaş’ı var etmeyeceğiz. Beşiktaş zaten var. Biz Beşiktaş’ı nasıl şekillendireceğiz mesele bundan ibaret” dedi.

“BEN ÖNCE ALLAH’A SONRA SİZE EMANETİM”

Kulüpteki ilk 4 senesinin hesabını herkese verebileceğini söyleyen Çebi, şöyle konuştu: “Ben 1+3+3 sene geçirdim kulüpte. İlk 4 senede söyleyecek bir şeyim yok. Hesabını herkes verebilirim. Zaten 7 senenin içinde onlar da çıkacak. Ben mesela neler yaşadım. Son 3 yılımda neler yaşadım anlatayım, yorumunu size bırakırım. İcra kurulu başkanıyım paraların nerede olunduğu bana sorulmalıymış. Kendisi asbaşkan (Deniz Atalay) ben yokum ama o bunu diyor. Son seçimde bütün son dönemdeki arkadaşlarımın benim karsımda çalıştığını biliyorsunuz. Bunu size soruyorum. Kartal Yuvalarından sorumlu yöneticiye soruyorum, ‘Stoklarımızda ne kadar mal var’ diye onu başkanla hallettik diyorlar. Televizyonu azat ettik. Ne kadar tasarruf ettik. İlgili yöneticiye soruyorum, efendim biz onu başkan ile hallettik diyor. Sizin gündeminizi meşgul etmeyelim diyorlar. Size bilgi verilmemesi için başkan tarafından talimatlandırdık diyorlar. Aksi halde kovuluruz dediler. Ben size yalan söylemedim. Arkamızdan sallamasın yoksa yıpratırız dediler. Ben önce Allah’a sonra size emanetim.”

“SEÇİM KARARI ALMIŞLAR, BENİM HABERİM YOK”

Yaz aylarında kendisi tatildeyken seçim kararı alındığını ve kendisinin bundan haberi olmadığını söyleyen Çebi, “1 yıllık kontratın 1 yıllık muafiyeti olmaz. Efendim biz 15 yıllık sözleşme yaptık. Siz icra kurulundan yetki almadınız. Biz başkanla hallettik dediler. Ben bu şartlar altında çalıştım. Avrupa’da başarılı giden takıma sekte vurmamak adına Şenol hoca ile yan yana durmayı kendime Beşiktaş adına durmayı atlettim. Her kızdığında, her küstüğünde kacak adam değilim ben. Yapılan seçimler benim buradan bertaraf edilmem adına yapılmıştır. Her şeyi ağabeyime sorarım diyen sayın başkan karar alıyor burada. Ben yokum. Bir yaz günüydü. Benim haberim yok. Herkes beni arıyor. Bana sen yıllarca ağabey deyip, ben her şeyi Ahmet Ağabey’ime sorarım demedin mi. He konu Ahmet Nur Çebi’nin bertaraf edilmesiyse başardınız, 1.5 yıl. 1.5 yıl sonra koridordan girdiğimizde çalışmayan insanlar, bitmiş bir ruh... Biz Ümraniye’ye gittik. Herkesin kafası önde. Kimse uğramamış aylarca. Ayağa kaldırdık. Buradayız, size yalan söylemeyeceğiz dedik. Varsa vereceğiz, yoksa veremeyeceğiz dedik. Verdik oynuyorlar, veremedik oynuyorlar. Demek ki insanlara dokunacaksınız. Yalan söylemeyeceksiniz, dürüst olacaksınız. İnsanlara yalan söylemeyeceksiniz, dürüst olacaksınız. Tek beklenti bu” dedi.

“BÜTÜN GELİRLER TEMLİKLİ”

Kulüpte bütün gelirlerin temlikli olduğuna dikkat çeken Çebi, “Şu anda bütün gelirlerimiz temlikli. Bize bir kuruş bize akan yok. Bankaya yatan paralarımızdan bir kuruş alamıyoruz. Giderayak 250 milyon TL bu kulübü Avrupa’ya götürmeyen ben olmayayım diye o sözleşmenin altına imza atarsınız, sizden sonra gelecek yönetimin elini-ayağını bağlarsınız. Ben şimdi nereden bulacağım ayda 10-15 milyon Euro’yu. Bütün gelirler orada. Hep bir şekilde bankaya temlik edilmiş. Ya biz bunları gelip değiştireceğiz, başaracağız. Şimdi biz birlik ve beraberlik istiyoruz. Amatörler ve personel konusundaki tasarruf. Ben Beşiktaş’ın emanetine ihanet edemem. Bana birçok kişi kızacak ama ben bunları yapmak zorundayım. Bizleri affedin. Sizlere karşı yapılan bir şey değil bu. Bana neyin hesabını soracaksınız Ali Rıza Bey. Bir sorun önce hanım efendiye, bana kırık mı, buruk mu” diye konuştu.

“YUSUF TUNAOĞLU’NUN KIZI BENİM İÇİN DEĞERLİDİR”

Yusuf Tunaoğlu’nun kızının kulüpteki görevinden uzaklaştırılmasıyla ilgili de konuşan Çebi, “Söylemek istemiyordum ama söyleyeyim. Yusuf Tunaoğlu’nun kızı benim için değerlidir. Benim orada ihtiyacım yok. Beşiktaş şu an maaş ödeyemiyor. Gelin burada bunu neden ödeyemiyoruz diye tartışalım. O hanımefendiye şirketimde başımın üstünde yeriniz var, benimle çalışır mısınız dedim. Şirketimde ihtiyaç vardı, teklif ettim, teşekkür etti. Burada yoktu. Bu israftan yılda 10 milyon TL sağlayacağız. Amatörlerle ilgili size bir şeyler söyleyeyim. Nasıl oluyor 20 milyon zarar yazıyor. Bunun adını nasıl amatör koyuyorsunuz. Amatör dediğiniz bu kıymetli formayı giyer, buraya gelir. Benim onlara yapabileceğim şey, hocalarına iyi para verip, çalıştıkları yerlerin suyunu akıtmaktır. Bu başka bir boyuta geçmiştir. Hadi oynasın amatör arkadaşım 3-5 bin TL’ye. Yok. Basketçi arkadaş yok. Kulübe gelen en büyük hacizler voleybolcu bir arkadaştan. Miktar ne kadar biliyor musunuz. 2 milyon 900 bin TL. Buyrun size amatör. Bu mu amatör. Menajerler, amatör adı altındaki sporcular yolunu bulacak, öyle bir şey yok. Ben sizden şerefli bir Beşiktaş aldım. Ona zarar vermemek için elimden gelen her şeyi yapacağım. Denetlemeleri yapacağız. Ben bu kulübü yönetmek için aldım, denetlemek için almadım. Tüzükte de yanlış olan bir şeyler var. Başkanı denetlemek için başkana soracaksınız. Başkan bir yanlışı varsa kendisini denetletir mi” ifadelerini kullandı.

“DARGINLIKLAR, KÜSLÜKLER BİTMELİ”

Camiadaki küskünlüklerin sona ermesi gerektiğini söyleyen Çebi, “Sevgili Beşiktaşlılar, ben de insanım. Ben camianın yardımını alamazsam, destek alamazsam ben dizlerimin üstüne çökerim. Divan kurulu ve taraftarları Beşiktaş ile birlikte olmak zorunda. Dargınlıklar ve küskünlükler bitmeli. Geçmişi kapatalım. Yapıcı eleştiriler yapalım. Başka Beşiktaş bulamayacağız” diyerek sözlerini noktaladı.