17 Şubat 2021 Çarşamba

Cüneyt Çakır 21. yüzyılın en iyi ikinci hakemi seçildi

 FIFA kokartlı Türk hakem Cüneyt Çakır, 21. yüzyılın en iyi ikinci hakemi seçildi.

Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS), 2001-2020 yıllarını kapsayan dönemin en iyi hakemler listesini açıkladı.


IFFHS'nin her yıl jüri oylarıyla belirlediği en iyiler sıralaması baz alınarak hazırlanan listede, Alman Felix Brych 140 puanla zirvede yer aldı.


Cüneyt Çakır, Brych'in bir puan gerisinde ikinci, İngiliz Howard Webb ise 137 puanla üçüncü oldu.


1998-2003 yıllarında üst üste 6 kez en iyi hakem seçilen İtalyan Pierluigi Collina, 94 puanla 11. sırada kendisine yer buldu.


Listenin ilk 10 sırasındaki hakemler şunlar:


1. Felix Brych (Almanya) 141 puan


2. Cüneyt Çakır (Türkiye) 140


3. Howard Webb (İngiltere) 137


4. Markus Merk (Almanya) 135


5. Björn Kuipers (Hollanda) 133


6. Nicola Rizzoli (İtalya) 121


7. Oscar Julian Ruiz (Kolombiya) 104


8. Massimo Busacca (İsviçre) 96


9. Jorge Luis Larrionda (Uruguay) 96


10. Lubos Michel (Slovakya) 96




2 Şubat 2021 Salı

Elon Musk

 02.02.2021

Elon Musk The Wall Street Journal Ceo Summit’te önemli bir çıkışa imza atti;


📌”Kurumsal Amerika’nin bugün en büyük sorunun çok fazla MBA mezunu yöneticilerle yönetilmesi olarak ifade etti”


📌”MBA-ization” olgusunun ABD için iyi olmadığını,


📌Ceo’ların çok fazla rakamlarla meşgul olduğunu ve “Ürün İnovasyonuna” gelince ise - “Çok daha fazla ürüne odaklanılması gerektiğini”


📌Saatlerce powerpoint ve diğer finansal sunumlarla Ceo’ların ofiste vakit geçirmemesi gerektiğini ifade etti.


📌Tesla ve SpaceX kurucusu Musk,toplantılarda raporlar ve sunumlara-fabrikada üretim hattında bulunmaktan daha çok vakit ayırmasının-en büyük hatalarından biri olduğunu da açıkça belirtti.


📌Eğer üretim içinde takımınızla birlikte olup birseyler geliştirirseniz-onlarında çok daha enerjik olacağını göreceğinizi belirtti ve


📌“Yöneticilerin”ofislerini terkedip-çalışanlarına önem verdiğini ve sadece “ofiste”çalışmadıklarını göstermelerini istedi.


Kaynak:

https://www.linkedin.com/posts/emrah-ince-37bb1159_elon-musk-on-the-problem-with-corporate-america-activity-6761299080808275969-3WyP/


--

16 Nisan 2021

Elon Musk: Dâhi mi, soytarı mı?


Elon Musk çağımızın en kült kişiliklerinden biri. Kimine göre dünyayı değiştiren bir girişimci, gençlerin idolü olan bir dâhi. Kimine göreyse sosyal medya manipülasyonlarından servet elde eden bir soytarı. Elon Musk’ı anlamaya çalışmak aslında zamanımızın ruhunu anlamaya yardımcı olabilir. Zaten Elon Musk da zamanın ruhunu iyi anladığı için bu kadar “başarılı.”

Elon Musk 1995’ten beri dört önemli şirket kurdu. En önemlisi elektrikli (ve ileride otonom) araç şirketi Tesla. İkincisi güneş enerjisi ve batarya şirketi Solar- City. Bu şirketin başına kuzenini getirmişti. Sonra Tesla ile Solarcity’i birleştirip Tesla’yı hem araba hem yenilenebilir enerji ve enerji depolama şirketi haline getirdi. Üçüncü şirket SpaceX. Bu şirket uzaya erişim üzerine. Uzaya erişim deyince şirketin hizmet kapsamı Türkiye’nin uydusunun atılmasından, Mars’ta koloni kurulmasına, küçük uydularla az gelişmiş yerlere internet hizmeti verilmesine kadar geniş bir alana yayılıyor. Son şirket ise bu hafta maymun videosuyla viral olan beyin-makine etkileşimi ürününün sahibi Neuralink. Gördüğünüz gibi Elon Musk girişimlerini kurarken bazıları birbiriyle bağlantılı uzun dönemli teknolojik dönüşüm trendlerine oynuyor.

Bu şirketlerin diğer önemli noktasıysa türlü türlü kamu destekleri almak için yola çıkmış olmaları. Tesla ve SolarCity’nin ürünleri olan elektrikli araba ve güneş enerjisi panelleri, rakiplerine göre vergi avantajları ile destekleniyor. Tesla ayrıca bu işlerden kazandığı karbon kredilerini satıyor. Hem bu şirketler hem de SpaceX gelişmiş tedarik zincirlerinin üretim merkezleri için her ülkeden yatırım destekleri alıyor. Zaten SpaceX’in iş modeli başlı başına NASA’nın işlerinin alt yüklenicilere verilerek özelleştirilmesindeki kamu kontratları üzerine kurulu. 2015 yılında bu şirketlerin ABD’de toplam 5 milyar dolar destek aldığı tespit edilmiş. O zamandan beri logaritmik hızla büyüdüklerine göre aldıkları kamu destekleri de kat kat artmıştır. Bugünkü miktarı siz tahmin edin.

Elon Musk’ın en büyük çelişkisi tüm işlerini kamu destekleri üzerine kurup sosyal medya profilinde “anarşist” bir kişilik oluşturması. Hatta geçen sene COVID-19’un “grip gibi bir şey olduğunu” iddia etmişti. ABD salgından kırılırken kısıtlamalara şiddetle karşı çıktı. COVID-19 öncesi 180 dolar civarında olan Tesla hisse fiyatı, COVID-19 ile gelen düşük faiz ile bugün 750 doların üzerinde. Elon Musk, 2018’de Suudilerin finansmanıyla Tesla’yı halka kapatacağını tveet atmıştı. Palavra ortaya çıkınca ABD’nin SPK’sı tarafından bir daha şirketle ilgili konularda tveet atması yasaklandı. Bu sene “Bitcoin alın” diye tweet atıp fiyatları yükselttikten sonra Tesla’nın 1,5 milyar dolarını hiçbir devlete ait olmayan tasarruf aracı Bitcoin’e yatırdığı ortaya çıktı. Son yıllarda kült statüsü iyice pekiştiği için bu sefer bir ceza alır mı bilinmez. Görünen o ki, Elon Musk teknolojik dönüşüm trendlerini iyi anladığı kadar zamanımızın iki önemli makro trendi olan düşük faiz ve sosyal medya balonlarını da gayet iyi kullanıyor.

Elon Musk’ın çalışanlarına, yatırımcılarına, gazetecilere ne kadar kötü davrandığı herkesin dilinde. Düşük faiz ve sosyal medya balonları narsistik kişilik bozukluğu olan liderleri öne çıkarıyor olabilir mi? Bir yandan da biliyoruz ki piyasada ve kafalarda balonlar şişmeden, inovasyon olmaz. Elon Musk’ın özelliği zamanın ruhundaki kritik teknolojileri ve en büyük para kaynağı olan kamunun nereye harcama yapacağını iyi görebilmesi. Bakalım balonlar patlayınca kim ayakta kalacak?

Alıntı:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/elon-musk-dahi-mi-soytari-mi/618056

--

Humble Inquiry(Nezaketle Yönetme Sanatı)

 Humble Inquiry(Nezaketle Yönetme Sanatı), MIT Profesör Edgar H. Schein.

· Ben “Alçakgönüllülükle Kendini Sorgulamak” diyorum.

· Bugün Astınızdan Ya da Üstünüzden Yeni Ne Öğrendiniz?

· Kendi cehaletine odaklanmak!


Kitabı okuduğumda aklıma üç atasözümüz geldi. Kitaba uygun olduklarını düşünüyorum. Ama önce kitap ne diyor, bir bakalım. Edgar H. Schein’a göre “Alçakgönüllülükle Kendini Sorgulamak” cevaplarını bilmediğiniz soruları sormak anlamına geliyor. Soru sormak ve bilmediğin cevapları almak suretiyle diğerlerinin yararına iyi bir ilişki geliştirmek kitabın konusu. Ama tabi açık uçlu sorular sormak şarttır.

Son olarak şunu belirteyim. İş yapmak sadece para kazanmak, ya da mevkilere gelmek için olmaz. Sadece maddiyat gayesi ile yapılan işlerin, insanları mutsuz ettiğini, yorduğunu görüyorum. İş yaparken, zihniniz de gelişecek ve moral kazanacaksınız, ben buna inanırım. Hep “İş insanın aynasıdır” derler ya, ben de “nasıl biri olduğunuz işinizi yaparken belli olur” derim. “Nezaketle Yönetme Sanatı” kitabından sonra diyorum ki “Nasıl biri olduğunuz aslında üst-ast ilişkisinde nasıl iletişim kurduğunuzdan belli olur.” Ama hiç olmazsa son çare şunu olarak şunu söyleyeyim. “Laf bilmez isen sükût eyle adam sansınlar.”


https://www.linkedin.com/posts/mulker_sundayreads-bookreview-humbleleadership-activity-6761533919264354304-VuOE/

--

Nezaketle Yönetme Sanatı
Edgar H. Schein  ALBARAKA YAYINLARI

https://www.kitapyurdu.com/kitap/nezaketle-yonetme-sanati/520896.html


--