29 Nisan 2019 Pazartesi

Finans Kulüp Başkanı Dr. Önder Halisdemir

Finans Kulüp Başkanı Dr. Önder Halisdemir, Forbes Türkiye dergisine konuştu. Ünlü bankacı, "Profesyonel iş yaşamına dönecek misiniz?" sorusuna ne cevap verdi? İşte o röportaj…
“Hep alanının en iyilerinden, insani vasfı yüksek patron ve yöneticiler ile çalışmak ve yanlarında gelişmek kısmet oldu. Ekiplerimde yer alan arkadaşlar da özel sektör ve kamuda üst pozisyonlara geldi veya kendi başarılı işlerini kurdular. Tüm bunları birçok insanın yeni CEO olduğu 45 yaşımda ardımda bıraktım” diyen Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı – Finans Kulüp Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Önder Halisdemir, Forbes Türkiye'nin, “Profesyonel iş yaşamını arıyor musunuz, dönecek misiniz?” sorusuna “Yabancıların sabbatical dedikleri arayı patronlar dahil herkesin verebilmesi, kendi bardaklarında yer açması lazım. İş yaşamına döner miyim? Ülkemizdeki kullanılmamış kapasiteler, yaşanan değişimlere cevap veremeyen işlerin tekrar beni heyecanlandırmaya başladığını hissediyorum. Demek ki aranın sonuna geliyoruz” yanıtı verdi.

“DEMEK Kİ ARANIN SONUNA GELİYORUZ”

- Önder Bey önce sizinle başlayalım. Siz finans sektöründe yenilikleri ile tanıdığımız, çok genç yaşta banka CEO’luğuna yükselen ve uzun yıllar görev yaptıktan sonra yine çok genç yaşta görevinizden ve sektörden ayrıldınız. Bu kararın arka planı nedir?

-İş yaşamına orta öğrenim yıllarımda ticaretin okulu sayılan Sultanhamam ve Kapalıçarşı piyasalarında başladım. Sürekli eğitim hayatı yanında ticareti de yürüttüğüm için kâğıt oyunları dahil hiçbir oyun bilmeyerek büyüdüm. Mezuniyetler sonrası ticareti bırakıp bir profesyonel olarak bankacılık sektöründe giriş pozisyonundan 1995 yılında işe başladım. Türkiye’de patronun akrabası dahi olsanız en alt pozisyondan gelip kariyerinin 12. Yılında genel müdür olan başka bir örnek yok. Bu performansta belirleyici olan ise ticaretin okulunda yetişmemdi. Sözün değerini, ticaretin raconunu, zaman yönetimini, işe saygıyı ve parayı genç yaşta  yoğrularak öğrendim. Bu yoğrulmuşlukla bir yerde çalıştığınızda işe bakış açınız, iş tutuşunuz herkesten farkı oluyor.  Bunlar beni bankacılık gibi muhafazakâr bir sektörde genç yaşta genel müdürlüğe taşıdı. Ancak bu yaşamın maliyeti de var. Oyunsuz geçen bir gençlik, tatilsiz geçen yıllar, özel ve aile hayatınızı ihmal ettiğiniz bir 12 hatta öncesiyle 20 yıl. CEO olduğumda kendime bir söz vermiştim. Her zaman çok inandığım aynı görevde maksimum 8 yıl kalmak ilkesine uyacak ve artık bir mola verecektim. Gerçekten de patronu bir yıl önceden bilgilendirerek 8. yılımın sonunda helalleşerek ayrılabildim. Bu esnada başında bulunduğum bankada kurduğum ekiplerle bankanın varlıklarını sektörde görülmemiş şekilde 100 kat büyütmüş, ülkenin en büyük yatırım bankası haline getirmiş, aynı zamanda ülkenin ilk dijital bankası ve tüm bankalar arasında en karlı 5 bankasından biri olmuştu. Ayrıca bankayı kurum içi girişimcilik örnekleri olarak, banka-holding yapısına dönüştürerek altında Passolig dahil 8 tane alanında lider Fin-tek kurmuştum. 4 ülkede de farklı operasyonlar yönetiyordum. Özetle özel hayatın olmadığı bir 8 yıl daha ekleyin. Her birinin banka dahil ismini verdiğim, işini kurguladığım, başlarına genel müdürlerini atadığım, çocuklarım sayılacak işleri bırakmak kolay değildi. Cefasını çektiğim işlerin sefasını sürmem bekleniyordu ancak bu karar yıllar önce verilmişti ve her biri artık ben olmadan işleyebilecek kurumsallık düzeyine sahipti.

-Profesyonel yaşamınızı arıyor musunuz? İş yaşamına dönecek misiniz?

-Hep alanının en iyilerinden, insani vasfı yüksek patron ve yöneticiler ile çalışmak ve yanlarında gelişmek kısmet oldu. Ekiplerimde yer alan arkadaşlar da özel sektör ve kamuda üst pozisyonlara geldi veya kendi başarılı işlerini kurdular. Yönetici olduğum işlerde ayrıldıktan sonra ekibimden birinin yönetici veya CEO olması, oluşturduğum işlerin hala kurum kazançlarında önemli yer oluşturması çok keyifli.

Tüm bunları birçok insanın yeni CEO olduğu 45 yaşımda ardımda bıraktım. Genç yaşımda bunların deneyimlediğim için hayata karşı şükür ve minnet duyguları içerisindeyim. Ara verdiğim iki senede de özel hayatımı tamamladım. Sürekli araştırma ve okumalarıma devam ediyorum. İş adamları ve girişimcilerle bir araya gelmekten çok besleniyorum. Hala biri bir yenilik yapacaksa veya işini büyütecekse gelip bulur istişare eder. Yabancıların sabbatical dedikleri arayı patronlar dahil herkesin verebilmesi, kendi bardaklarında yer açması lazım. İş yaşamına döner miyim? Ülkemizdeki kullanılmamış kapasiteler, yaşanan değişimlere cevap veremeyen işlerin tekrar beni heyecanlandırmaya başladığını hissediyorum. Demek ki aranın sonuna geliyoruz.

“BECERİLERİMİ ARTIK FİNANS KULÜP İÇİN DEĞERLENDİRİYORUM”

- Çalışılması zor biri misiniz?

-Zor ve büyük işleri zor denilen adamların yaptığını gördüm. Yeni bir işin önce iş ve sistem mimarisini sonra UX denilen kullanıcı tecrübesini oluşturur, isim ve sloganını bulur, kaynağını yaratır, çoğu zaman gerektiği için yasal alt yapısını kaleme alır, karar verici ve paydaşlarda lobisini yapar, kurumsal iletişimini planlar ve sahada icra ederim. Bu aşamalardan sonra iyi bir yöneticiye verip başka bir konuyla ilgilenirim. Hep güçlü ekipler ile çalışmayı tercih ettim. Ancak yeni bir iş söz konusu ise işin lideri olarak her bir ekip üyesinin işini onlar kadar bilmeniz gerekir ki bilgi ve icra arbitrajı doğup konu planlanmayan bir yere sürüklenip zaman ve kaynak israfına yol açmasın. Bu zor olarak algılanmanıza yol açabilecek belli bir disiplini, detaycılığı ve netliği beraberinde getiriyor. Kendim kadar işiyle dertli birini yetiştirdiğimde veya karşılaştığımda yalnızca yolunu kolaylarım. Benimle çalışan arkadaşlar hep muadillerine göre maddi olarak çok iyi koşullarda çalışmış, hızlı sayılabilecek şekilde yükselmiştir. Mümkünse en liyakatlileri ile çalışmayı tercih eder ben de -varsa- zorluklarını görmezden gelirim. Benim için ön planda olan karakter zorlukları değil, yaratılacak değere ve iş sonuçlarına yapılacak hizmettir. Sonuçta eş seçmiyor iş yapıyoruz.

-2017 Yılı sonunda sivil toplum kuruluşu olan Finans Kulüp’ün Başkanlığına seçildiğinizi duyduk.

-“Finans Kulüp” olarak bilinen “Türkiye Finans Yöneticileri Vakfı’nın” zaten 15 yıldır üyesi olarak katkı vermeye çalışıyordum. O zamanki başkanımız Hazine Müsteşarı Sn. Tevfik Altınok, artık sen sürdürür müsün diye sordu ben de emredersiniz dedim. Tevfik Bey bizler ve pek çok kimse için devlete hizmetin ete kemiğe bürünmüş halidir. Kendisinden herkes gibi çok şey öğrenmiş ve öğrenmeye devam etmekteyiz. Sağ olsun Vakıf yönetimi de destekleyince yönetim kurulu başkanlığına seçildim. Sivil toplum ülkemizde az bilinen çoğunlukla da yanlış anlaşılan bir olgu. Gelişmiş ülkelerde bireylerin ortalama 6 sivil toplum kuruluşu üyeliği oluyor. İş, sosyal çevre ve yaşamını STK’lar ile örüyor. Şimdi tabi bir de başkan olma sorumluluğunu alınca bilgi, birikim ve becerilerimi artık Finans Kulüp için değerlendiriyorum. Yıllarca emek verdiğim finans sektörünün yöneticilerinin oluşturduğu tek STK’sı olması da benim için ayrı bir onur ve keyif.

“AVRUPA BİRLİĞİ FONLARINDAN DA FAYDALANARAK PROJELER ÜRETİYORUZ”

-Finans Kulüp’ün yol haritası nedir?

-Zamanın ruhuna uygun, heyecan duyacağım ve sektörün çizgilerini gözönüne alarak bir yol haritası oluşturdum. Bu haritayı Finans sektörünün önde gelen isimleri ile paylaştım, sağ olsunlar onca yoğunluklarına rağmen yeni yönetim kurulunda yer aldılar. Sonra bu yol haritasını Banka CEO’ları ile paylaştık. Onlar da destek olmak istediler ve kurumlarını kurumsal üye yaptılar. Bugün özel, kamu, yabancı olmak üzere pek çok önde gelen banka ve finans kurumu ve yöneticisi Finans Kulüp’ün üyesi haline geldi. Amacımız “Türkiye’nin finans kapasitesini geliştirmek ve Finans Profesyonellerinin etkileşimi ve gelişimini sağlamak.” Bu amacımızı gerçekleştirmek için kapsamlı bir yol haritamız ve kurumsal kaynak planlamamız var. 8-12 ay içerisinde Türkiye, 18-24 ay içerisinde de Dünya’da Türkiye’de finans deyince önde gelen bir yapı ortaya koyuyoruz.

Öncelikle 81 şehrimizde banka şube müdürlerinden temsilciler oluşturmaya başladık. Bir yandan da dünyadaki finans merkezlerinde çalışan arkadaşlar ile temas ettik, New York’tan Singapur’a  hemen tüm merkezlerde temsilcilerimiz oluşuyor. Yapmakta olduğumuz Türk finans profesyonelleri arasında bir ağ oluşturmak ve sonra da bunu bağa dönüştürmek.

Ulusal ajansımızın onayıyla Avrupa Birliği fonlarından da faydalanarak projeler üretiyoruz. Halihazırda Afyon ve Uşak Sanayi ve Ticaret odaları ile gerçekleştirmekte olduğumuz “Kobi Akademisi” projesini 81 şehrimize yaygınlaştıracağız. Kobilerin finansa erişimini arttıracak bu projeyi çok önemsiyoruz.

Çok önemli diğer bir adımımız mesleki yeterlik kurumu ile yaptığımız protokol çerçevesinde Finans Kulüp himayesinde bankalarımızla çalıştaylar düzenleyerek sektörde ilk defa meslek standartlarını oluşturmaya başladık. İlk meslek standardımız bu sene yayınlanacak.

Şimdiden Finans Kulübün parçası olan herkes çok heyecanlı.

-Son olarak 21. yüzyılın genel müdürlerinin/üst düzey yöneticilerinin hangi kalifikasyonlara/donanımlara sahip olmaları gerekiyor sizce?

-Duygusal zekâ ve durugörü en kıymetlisi. Çok fazla bilgi, esinlenecek çok fazla form ve gelişme var. Bunları takip etmeye çalışmak gerekir ki “İş Gustoları” oluşup, gelişsin. Artık hayat kimsenin, hiçbir şirketin ve ülkenin kendi etrafında dönmüyor. Zamanın ruhunu yakalamak gerekiyor. Çok fazla gürültü ve gelişme karşısında trend okuyabilmeleri ve yakalayabilmeleri için durugörü becerilerini geliştirmeleri gerekiyor. Yönettikleri işlerin geleceğini tahmin etmek yararsız. Her şey olabilir. Dolayısı ile kaynakları, ne olabileceğini tahmin etmek yerine, ne olduğunda ne yapmak gerektiğine dair acil durum planlarına ayırmak önemli. Asla yaptıklarına âşık olup takılı kalmamaları gerekiyor. Bir iş piyasaya çıktığı an eskidir. Bir zaman öncesi kaynak ve düşüncelerin ürünüdür. Yeni işler için de gelişen bir dip akıntıyı fark edip yakalayıp üzerinde sörf yapıp, o akıntı sonlanmadan başka bir akıntıya geçmeleri gerekiyor. Peşinden gittikleri çocuksu merak duygularını hatırlamaları ve kaşif olmaları gerekiyor.  İşleri zor bir o kadar da eğlenceli.

Hamdi Topçu, THY'nin yükseliş hikayesini yazdı

Türk Hava Yolları'nın eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, 'Yerelden Globale THY'nin Yükseliş Dönemi' isimli kitabı kaleme aldı.

Eski THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, 'Yerelden Golbale THY'nin Yükseliş Dönemi' isimli bir kitap kaleme aldı.

Topçu, görev yaptığı dönemde yaşadıklarına da yer verdiği ve Remzi Kitabevi'nden piyasaya çıkacak olan kitabın kapak fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı.




28 Nisan 2019 Pazar

6. kez gol krallığına gidiyor

La Liga'nın bitimine 3 hafta kala Barcelona, sahasında Levante'yi 1-0 yenerek kulüp tarihindeki 26. lig şampiyonluğunu ilan etti.
İspanya 1. Futbol Ligi'nde (La Liga) 2018-2019 sezonunun şampiyonu Barcelona oldu.

La Liga'nın 35. haftasında sahasında Levante'ye karşı oynayan Barcelona, sahadan 1-0 galip ayrıldı. Barcelona'nın golünü yedek başlayan ve ikinci yarı oyuna giren Lionel Messi (Dk. 62) attı.

Ligdeki en yakın takipçisi Atletico Madrid ile arasındaki 9 puanlık farkı koruyan Barcelona, sezonun bitimine 3 hafta kala kulüp tarihindeki 26. lig şampiyonluğunu ilan etti.

Nou Camp Stadı'nı dolduran 91 bin 917 taraftarı önünde şampiyonluğa ulaşan Barcelona, ligde bu zamana kadar oynadığı 35 maçta 25 galibiyet 8 beraberlik ve 2 yenilgi aldı.

Ligde art arda ikinci şampiyonluğunu yaşayan Barcelona, aynı zamanda La Liga'da 33 kez ile en çok şampiyon olan Real Madrid ile arasındaki farkı 7'ye indirdi.

Bu sezon tüm kupalarda yoluna devam eden Barcelona, Kral Kupası'nda 25 Mayıs'ta Valencia'ya karşı final maçını oynayacak. Katalan takımı ayrıca Şampiyonlar Ligi yarı finalinde 1 ve 7 Mayıs tarihlerinde İngiltere'nin Liverpool takımıyla karşılaşacak.

Messi La Liga'da 6. gol krallığına doğru gidiyor
Bu arada Katalan takımının bu sezonki yıldız ismi bir kez daha Arjantinli Lionel Messi olarak öne çıktı. La Liga'da 35 maçta 34 gol atan ve gol krallığı yarışında en yakın rakipleri Karim Benzema ve Luis Suarez'in 13 gol önünde bulunan Messi, eğer sezon sonuna kadar büyük bir sürpriz olmazsa kariyerindeki 6. La Liga gol krallığını elde edecek.

Messi gol kralı olması halinde, 66 yıl önce (1952-1953 sezonu) Telmo Zarra'ya ait olan La Liga'da en fazla gol kralı olma rekorunu egale etmiş olacak.

Öte yandan La Liga'da 83 puanla lider durumda bulunan Barcelona'nın ardından 74 puanla ikinci sırada olan Atletico Madrid ise sahasında oynadığı maçta Valladolid'i 1-0 yendi.



6 Nisan 2019 Cumartesi

Barselona’dan 111 ülkeyi yönetecek!

24 Mart 2019

30 yıldır Türkiye'de faaliyette bulunan dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Hewlett Packard (HP) merkezi Barselona'da bulunan ve Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Geniş Formatlı Yazıcılar Satış Başkanlığı görevine Filiz Akdede'yi getirdi.
Akdede Türkiye'de yapılan G20 Zirvesi'ne ait Girls 20 Zivresi'nde konuşmacıydı. Onu daha çok kadının iş dünyasında karar mekanizmalarında yer alması için çalışan kadınlardan biri olarak tanıyorum. HP'nin Türkiye operasyonunu yönettiği sırada bir sohbet yapmıştım ve o sırada şirket çalışanlarının yüzde 60'ı kadınlardan oluşuyordu. O zamanlar HP'nin dünya genelinde çalışanlarının sadece yüzde 33'ü kadındı. Yani Türkiye kadın çalışan oranıyla müthiş güzel bir örnek teşkil ediyordu.
Belli ki HP'nin Türkiye'deki başarılı performansı Filiz Akdede'yi 111 ülkeyi içine alan bölgenin ve yaklaşık 600 milyon doları bulan bir operasyonun başına taşıdı.
Bu ülkenin kadınlarının başarı hikayeleri rol model olsun, kız çocuklarına örnek olsun ve cesaret versin, orta kademede yöneticilik yapan kadınların güçlüklerden yılmasını engellesin ve karar alma mekanizmalarına gitmesinin önünü açsın diye bulduğum her fırsatta yazıyorum.
Geçtiğimiz dönem TÜSİAD'da Bilgi İletişim Teknolojileri Çalışma Grubu'na da başkanlık yapan Filiz Akdede'nin böylesi önemli bir göreve getirildiğini öğrenince kendisiyle buluştum.
Akdede, kendi sorumluluk alanına giren ve sokaktaki reklam panolarından, duvar kağıtlarına, otobüs ve otomobillerin ve hatta MR cihazlarının giydirilmesinden, inşaat sektörüne kadar çok geniş bir alanda kullanılan yazıcıların büyük bir pazar payına ulaştığını, şimdi kumaş baskıları gibi yeni bir alana daha girildiğini anlatıyor ve HP'nin faaliyet alanlarının üçte birini bu yazıcıların oluşturduğunu söylüyor. Özetle baskının her türü artık analogdan dijitale geçiyor ve bu operasyonun da önemli bir bölümünü HP, Filiz Akdede'ye emanet ediyor.
Darbe teşebbüsü, terör olayları ve ekonomik zorluklar yaşadığı yıllarda HP Türkiye'de pazar payını büyütmeyi başarımış. Filiz Akdede, kriz yönetiminde de ekibiyle birlikte iyi iş çıkarmış. "Zor dönemlerde adaptasyon, ekibi nasıl yönettiğin önem kazanıyor. Biz inişli çıkışlı bir pazarda bilgisayar ve yazıcı alanında hep liderliğimizi koruduk. 2019 yılında da 2018'e göre büyüme hedefledik" diyor Akdede ve Türkiye'de özellikle son yıllarda oyun pazarında da büyüdüklerini söylüyor.
Bu arada ne güzel ki HP Türkiye'nin yönetim kademesindeki kadın çalışan oranı yüzde 50'ye ulaşmış durumda.
Kadınlar yönetime geldikçe hem etraflarındaki kadınların sayısı çoğalıyor, hem de içinde bulunduğu şirketi büyüterek Türkiye'nin de büyümesini sağlıyor. Kadınların önünü açınca nasıl güzel sonuçlar ortaya çıktığına minicik bir örnekti bugünkü yazım.

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/kadak/2019/03/24/barselonadan-111-ulkeyi-yonetecek



12 yılda dünya markası oldu, en çok Urfalı tuttu - Lineadecor

13 May 2008

Lüks mutfak üreticisi Lineadecor, markaya yatırım yaparak 12 yılda ABD’den İran’a kadar 10 ülkeye yayıldı. Bu yıl 50 milyon YTL ciro hedefleyen şirketin kurucusu Ecemiş, lüks mutfağa en çok talebin Urfa ve Kayseri’den geldiğini söylüyor

Lüks mutfak markası Lineadecor’u birçok kişi İtalyan zanneder. Zaten kurucusu Ercan Ecemiş’e göre de İtalyanlardan eksiği yok, fazlası var. Bugün Türk hazır mutfak pazarında yüzde 20 payla lider. ABD’den İran’a, Kırgızistan’dan İsrail’e 10 değişik coğrafyada dünyanın önde gelen lüks mutfakçılarıyla kıran kırana rekabet eden Lineadecor’un macerası sadece 12 yıl önce başlamış...
Makine mühendisi Ercan Ecemiş ve iki ortağı, 1980’li yıllarda mobilya makinesi ithaline karar vermiş. Ancak Özal’lı yıllarda toplu konut inşaatlarının bereketini görünce, “Mobilyacıya makine satıyoruz, neden mobilya yapmıyoruz?” demiş. 
Ecemiş, “Makine satarken sektörü öğrendik. Ciddi bir fırsat olduğunu gördük. 1991’de mobilya üretmeye karar verdik. Alemdağ’da 900 metrekarelik bir yer tuttuk. ‘Portakal sandığı’ yapmaya başladık. Yani mutfak dolabı ama en basitinden. Kutu yapıp kapak takıyorduk” diyor.

Milyon dolarlık yazılım yaptırdı
Ancak toplu konut işiyle ayakta durdukları için Ecemiş’in içine ‘Devlet konuttan çıkar mı’ endişesi düşmüş. Ecemiş, o dönemi şöyle anlatıyor: 
“1993’te marka yaratıp ürünümüzü halka açmaya karar verdik. İtalya’ya gidip mutfak sektörünün en büyüklerden Scavolini’nin Türkiye temsilciliğini aldık. Açıkçası onlardan çok şey öğrendik. 1996’da Lineadecor’un lansmanını yaptık. Alemdağ’daki küçük işletmeden, Samandıra’ya 5 bin metrekarelik fabrikamıza geçtik. Alemdağ’da 15 kişiyle başlamıştık, Samandıra’da 150 kişi olduk.”
Lineadecor yola çıktığında hedefini net bir şekilde belirlemiş: En lüks harcama yapan kesime, yani A+ ve A sosyoekonomik grubuna hitap etmeyi kararlaştırmış. Bunun için özel keresteler, alüminyum kapaklar, ışıklı raflar, çok çeşitli renkler ve modüller kullanmaları gerektiğini fark etmişler. Markaya yatırıma da çok önem vermiş. 
2001 krizi döneminde gazetelerde, bazı günler yalnızca reklam derneklerinin ‘Reklam verin’ ilanları ve Lineadecor ilanları görünür olmuş. Şirket reklama yatırımın karşılığını da artan satışlarla görmüş. 2004’te Gebze’de yeni fabrika kurmaya karar vermişler. Ecemiş şunları anlatıyor:
“Fabrikayı 2006’da bitirdik. Yani gayrimenkul sektörünün en iyi zamanına yetiştirdik. 1 milyon dolar yatırım yaparak bir bilgisayar yazılımı geliştirdik. Müşteri, bayimize gittiğinde kendisine bilgisayarda bir mutfak çiziliyor. Çizilen mutfağın planı bir tuşla fabrikamıza gönderiliyor. Fabrikadaki bilgisayar da plana göre parçaları üretiyor. Bu program olmasa başarılı olamazdık. Avrupa’da çok az firmada böyle program var. 
Çünkü yılda 10 binin üzerinde mutfak üretiyoruz. Toplu siparişler dışında kalan 3 bin 500 mutfağa terzilik yapıyoruz. 260 değişik mutfak modülümüz var. Rakiplerin hiçbiri 100’ü geçmez. Başarı sırrımız kalitenin yanı sıra çeşit.”  

Yabancılar kapısını aşındırıyor
Lineadecor yabancıların da ilgisini çekiyor. Çok sayıda yabancı fonun ortaklık için kapısını çaldığını belirten Ecemiş şunları anlatıyor:  
“Uluslararası bir şirket olduk. Bu sene 50 milyon YTL ciro bekliyoruz. 240 çalışanımız var. Görüştüğümüz fonları 12’den 4’e indirdik. B+ ve B sosyoekonomik gruplarına da yavaş yavaş ürün çıkarıyoruz ama alt marka arayışımız var. Fondan gelebilecek parayı oraya yatıracağız. 
En geç 2 ayda ortalık belli olur. Türkiye’den de ucuz ürün yapan bir firma alabiliriz. Ama kendi kültürümüz içinde ucuz ürün üretemeyiz. Çünkü marangozla rekabet edeceksiniz. Bizimkisi de en gayri resmi sektördür. 450 bin marangoz var. Sektörün yüzde 90’ı faturasız çalışıyor.”

 

Markayı korumak için dedektif tuttu
Ercan Ecemiş Lineadecor’un markalaşma sayesinde bugünkü konumuna geldiğini anlatıyor. Markasını korumak için bayileri çok sıkı denetliyor, hatta ‘gölge müşteri’ adı altında dedektif gibi çalışan kişilere bayilerini devamlı denetlettiriyor. Ecemiş şunları anlatıyor:
“8 - 10 senede 1 numara olmak kolay değil. Müşteri hizmeti çok önemli. Çünkü müşterimiz kadınlar. Onların karşısında ciddi olmak zorundasınız. Marka olmak, krizlerde ve zor durumlarda muazzam bir güvence. Bizi Türk kadını marka yaptı. Markamızın değerini korumak için çok çalışıyoruz. Montaj sonrası bağımsız bir şirket müşteri memnuniyetini denetliyor. Düşük puan alan bayileri kapatıyoruz. Bir de gölge müşteri araştırmamız var. Bayilerin müşteriyi güler yüzle ve ayakta karşılayıp karşılamadıklarına kadar bakılıyor. Senede bir bayi kapatırsanız bayiler işleri sıkı tutuyor. Binada okulumuz var. Eğitimi geçemeyen bayide çalışamıyor. Zaman zaman dünya bayilerimizi de topluyoruz. En son eğitimde, İsrail ve İran bayimizin çok iyi anlaştığını görüp, memnun olduk.”

 

‘Maraş’tan en düşük sipariş 20 bin YTL’
Bayi ağı sayesinde değişik bölge ve ülkelerin mutfak kültürünü yakından inceleme imkânı bulan Ecemiş şunları anlatıyor:
“Türkiye’de bir mutfak 13 - 15 modülden oluşuyor. 3 - 4 metrelik mutfak bizde en sade haliyle 4 bin YTL’ye çıkar. Sattığımız mutfaklarda ortalama modül sayısı İran’da 30, İsviçre’de 10 tane. Bizim doğu illerimizde de çok geniş mutfaklar isteniyor. 
Maraş’tan 20 - 25 bin YTL’den aşağı mutfak siparişi gelmiyor. Yani İstanbul’daki bayinin sattığı 2 mutfağa bedel. 40 metrekare mutfak döşüyorlar. 30 modül istiyorlar. Anadolu’da iyi para var. İstanbul ve Ankara’yı geçti. En iyi satışlarımız Urfa ve Kayseri‘de. Yurtdışında da İran ve İsrail iyi. 
Şimdi ABD’de de şirket kurduk. Türk - ABD İş Forumu Başkanı Murat Ağırnaslı’yla ortak olduk. 2010’da ABD’ye 2 bin mutfak satacağımızı düşünüyoruz.”

--
10.07.2005

Lineadecor Almanları ‘Türk mutfağı’na çekti

TÜRKİYE’de 27 ilde 47 mağazası bulunan hazır mutfak markası Lineadecor, Almanya’da açtığı iki satış noktasıyla yurtdışındaki mağaza sayısını 10’a çıkardı. Stuttgart yakınlarındaki Sindelfingen ve Leinfelden’de iki mağaza birden açan Lineadecor’un Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, ‘Yurtdışında yavaş ama emin adımlarla ilerlemek istiyoruz’ dedi. 

2006 yılı itibariyle Lineadecor’un yurtiçindeki satış noktalarını 60’a, faaliyet gösterdikleri ülke sayısını da 12’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Ecemiş, Almanya’ya girmeleri için bu yıl katıldıkları Uluslararası Köln Mobilya Fuarı’nda teklif aldıklarını kaydetti. Ecemiş, ‘Büyük bir rekabete sahne olan Alman pazarındaki şartları inceledikten sonra iki mağaza için bayilik vermeyi kararlaştırdık. Buralarda tutunmak zor, çünkü Alman markaları hazır mutfak işinde çok güçlü. Ama biz de kalitemiz ile Alman halkının emrinde olacağız’ dedi. 

SIRADA ABD DE VAR: 

Almanya’nın ardından halen bayilik görüşmelerini sürdürdükleri İspanya, Fransa, ABD ve İzlanda gibi ülkelere de gireceklerini anlatan Ecemiş şöyle devam etti: ‘İspanya’da açacağımız mağaza için büyük oranda anlaşma sağladık. ABD’de ise tasarımın merkezi sayılan Chicago’da bir satış noktası kurarak, bu büyük pazara girmek istiyoruz. Ayrıca Fransa ve İzlanda’dan da bayiliğimizi almak üzere teklifte bulundular. Bu ülkelerle ilgili şartları titizlikle inceleyip, çalışmalarımızı kısa zamanda sonuçlandıracağız.’ 

TÜRK MUTFAKLARI: 

Yurtdışının yanı sıra Türk hazır mutfak pazarında da büyüyeceklerini vurgulayan Ecemiş, Türkiye’de yılda 300 bin mutfak yapıldığını bildirdi. Türkiye’deki hanelerin mutfak ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını marangozlar karşıladığı için yıllık hazır mutfak satışının 25-30 bini geçmediğini anlatan Ecemiş, yılda 7-8 bin mutfak üreten Lineadecor’un sektör liderliğini koruduğunu dile getirdi. 

ÜRETİM KATLANACAK: 

İnşaat sektöründeki hareketlenmeyle birlikte Türkiye’deki hazır mutfak pazarının da büyüyeceğine dikkat çeken Ecemiş, ‘Biz de artacak talebi karşılamak için hazırlanıyoruz. Halen Samandıra’da 12 bin metrekarelik kapalı alanda üretim yaptığımız tesisten, 2006 Şubat’ında Gebze Sanayi bölgesinde 30 bin metrekarelik kapalı alana sahip, yeni fabrikamıza taşınacağız. Üretim kapasitemiz de yılda 16-17 bin mutfağa çıkacak’ diye konuştu. 

30 milyon dolar ciro 2 milyon dolar ihracat

ÜRETİMİNİ 1996’dan itibaren Lineadecor markasıyla piyasaya süren Dekor Ahşap A.Ş., 1980’de küçük bir işletme olarak faaliyete geçti. 1998-2003 yılları arasında toplam satışlarında yüzde 100 büyüme sağlayan şirket, 2003-2006 yılları arası için koyduğu ikinci yüzde 100’lük büyüme hedefini bu yıl sonunda yakalamayı umuyor. Dekor A.Ş.’nin 2004’te 20 milyon dolar olarak gerçekleşen toplam cirosunun bu yıl 30 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Yurtdışındaki mağazalara gönderdiği mutfakların üretiminin de tamamını Türkiye’de yapıp, buradan gönderen şirketin, 2005’te ihracattan beklediği ciro ise 2 milyon dolar. 

İran’da ikinci mağaza açıldı

ALMANYA’nın dışında Azerbaycan, Arnavutluk, İran, İsrail, Kırgızistan, KKTC ve Porto Riko’da da mağazaları bulunan Lineadecor, 3 ay önce İran’da ikinci mağazasını açtı. Komşu ülkedeki ilk mağazasını geçen yılın eylül ayında açan firma, İranlıların hazır mutfaklarına büyük ilgi gösterdiklerini belirtiyor. Lineadecor’a göre, İran’ı farklı kılan bir diğer özellik de mutfakların hayli büyük olması.

--
Türk kadını bizi marka yaptı yabancı yatırımcılar talip oldu
24 Aralık 2007

LINEADECOR’un üreticisi Dekor Ahşap’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, hisselerinin bir bölümünü talip olan yabancı fonlara satıp İtalya’da hazır mutfak üreten yerel bir markayı almak istediklerini söyledi. Ecemiş, "Böylece Lineadecor’dan bağımsız, ondan ucuz ikinci bir alt markamız olacak" dedi.

YAKLAŞIK 18 yıldır hazır mutfak üreten ve önceleri İtalyan sanılan Lineadecor, bugün yabancı fonların ortak olmak istediği bir markaya dönüştü. Lineadecor’un üreticisi Dekor Ahşap’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, hisselerinin bir bölümünü talip olan yabancı fonlara satıp İtalya’da hazır mutfak üreten yerel bir markayı almak istediklerini söyledi. Ecemiş, "Böylece Lineadecor’dan bağımsız, ondan ucuz ikinci bir alt markamız olacak. Lineadecor’un kalitesi nedeniyle fiyatı yüksek. Bu yüzden daha ucuz ürün talep eden kesime yönelik ikinci bir marka istiyoruz" dedi.

Dekor Ahşap, makine mühendisi Ercan Ecemiş tarafından 1991 yılında kurulmuş. 2007 yılını 11 bin hazır mutfak ve 43 milyon YTL. ciroyla kapatması beklenen Lineadecor için Ercan Ecemiş’in hedefi 2011 yılında 22 bin adet hazır mutfak ve 100 milyon YTL ciroya ulaşmak. Dekor Ahşap’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş ile hazır mutfak sektörünü ve Linedecor’un hedeflerini konuştuk. 

Türkiye’deki hazır mutfak pazarının büyüklüğü nedir?

- Türkiye’nin yılda yaklaşık 500 bin hazır mutfak talebi var. Bu rakam geçen yıl da 460 bin civarındaydı. 2002’de ise Türkiye’deki hazır mutfak talebi 225 bin adetti. 

Markalı üreticilerin bu pazardaki rolü ne kadar?

- Türkiye’de bir acı gerçek var. 500 bin civarındaki toplam pazarın sadee yüzde 10’u markalı mutfaklardan oluşuyor. Sektör ne kadar büyürse büyüsün bu oran değişmiyor. Markalı mutfak, belirli bir güvencesi ve satış organizasyonu olan, müşterinin gittiğinde yerinde bulabileceği üründür. 

Sizin bu pazardaki payınız?

- Lineadecor olarak 2006’da toplam 7 bin 500 adet, 2007’de ise 11 bin adet hazır mutfak ürettik. 2011 yılı hedefimiz ise 22 bin adet. 

ORTAKLIĞI DEĞERLENDİRİYORUZ

Yabancı yatırımcıların son yıllarda Türkiye’ye olan ilgisi size de yansıdı mı? Ortaklık teklifleri var mı?

- Türkiye’ye son dönemlerde bir çok yabancı yatırımcı geliyor. Bizim de kapımızı çalan özel yatırım fonları oldu. Bebeğimizi büyüttük, yatırımlarımızı tamamladık. Artık yatırımcıların dikkatini çekiyoruz. Bize gelen ortaklık önerileri yüzde 30-60 arasında. Bizim düşüncemiz ise yüzde 50’den daha az bir hisse vermek ve yönetimi elimizde tutmak. Gelen teklifleri değerlendiriyoruz. Ancak biz uzun vadeli stratejik ortaklık önerilerine daha sıcak bakıyoruz. Stratejik ortaklık teklifleri de var.

Satıştan gelen kaynağı nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?

- Belki yüzde 30 hisse satarız, gidip bizden daha ucuza mutfak üretebilen bir İtalyan firmasını alabiliriz. Burada ucuz ürün yaptıramıyoruz, çünkü ucuz ürün teknoloji ve yan sanayiye dayalı. Daha ucuza ürün yapabilen bir İtalyan firmayı alıp, Anadolu’da her yere yaymak istiyorum. Bunu tabii ki Lineadecor markası altına sokmam. 

Görüştüğünüz şirketler var mı peki?

- İtalya’da görüştüğümüz bir firma var. Geçmişte 15 bin mutfak üretirken, şu an üretimi 10 bin adetlere düşmüş, markasız bir mutfak üreticisi var. Daha ucuz mal isteyenlere sunabileceğimiz ikinci markamız olsun istiyoruz.

Türk kadını bizi seçerek büyüttü

Girmek istediğiniz yeni pazarlar var mı?

- İç piyasada çok kuvvetliyiz. Türk kadını bence inanılmaz. Lineadecor tamamen Türk kadınının büyüttüğü bir marka. Türk kadını bizi seçerek büyüttü. 2002’de bizden daha fazla üretim yapan firmalar vardı, biz üçüncü sıradaydık. Bugün üretim adedinde birinci sıradayız. 

Yeni bir sektöre yatırım düşünüyor musunuz?

- İleride bilgisayar yazılımı konusunda faaliyet gösteren bir firma almayı düşünüyoruz. 3-4 firmayla görüştük. Araştırmalarımız sürüyor. 

İran’da iyi gidiyoruz New York’a hazırlanıyoruz

Şu anda hangi ülkelerde ürünleriniz satılıyor? 

- Hazır mutfakta ihracat üretimin yüzde 10-15’idir. İsviçre, İzlanda, Kazakistan, Azerbaycan, İsrail ve İran’da bayilerimiz var. Lineadecor İran’da iyi gidiyor. Yılda 150 mutfak satıyoruz. Bundan sonra Amerika’ya açılmak bizim için önemli. New York pazarına girmek için görüşüyoruz. 

Hazır mutfakta fiyatlarınız hangi aralıkta?

- Ortalama mutfak fiyatımız 6-7 bin YTL. Tabii 4 bin YTL’ye de, 8 bin YTL’ye de ürünümüz var. Mutfağın özelliklerine göre fiyatlar yükselebiliyor.

Gebze’deki fabrikamıza 19 milyon dolar yatırdık

Fabrikanızı neden Kartal’dan Gebze’ye taşıdınız?

- 1991’de Samandıra’da üretime başladık. Mutfak pazarının gelişeceğinden emin olduğumuz için 2002’de 7-8 yıllık bir plan yaptık. 10 bin metrekarelik fabrika binamızı 31 bin metrekareye, üretimin de 4-5 bin adetten 22 bine yükseltilmesini hedefledik. 2005’te Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde arsa alıp inşaata başladık. 2006’nın ortasında taşındık. Bugüne kadar bina ve teknolojiye 14 milyon dolarlık yatırım yaptık. 2008’de tamamlanacak 5 milyon dolarlık yatırımla, toplam maliyet 19 milyon dolara ulaşacak. 

2007 ciromuz 43 milyon YTL, hedef 2011’de 100 milyon YTL

2007’yi nasıl tamamlıyorsunuz? Bundan sonraki hedefleriniz neler?

- Bu yılı yüzde 17 büyüyerek, 43 milyon YTL ciroyla kapatıyoruz. 2008’de yüzde 25.5 büyüyerek, 54 milyon YTL ciro planlıyoruz. 2011’de 100 milyon YTL’lik hedefimiz var. Türkiye’de 54 ayrı yetkili satıcıyla ürünlerimizi tüketicilere ulaştırıyoruz. 10 ülkede 13 özel yetkili satıcımız var.

ERCAN ECEMİŞ

Dekor Ahşap Sanayi (Lineadecor) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, 1951 doğumlu. Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Makine Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde İşletme Yönetimi bölümünde yüksek lisans yaptı. Taksan, Mehmet Kavala Müesseseleri, Ford Traktör ve Hema’da çalıştı. 1980’de Makel Makina Sanayi ve Ticaret’i, 1991’de Dekor Ahşap’ı, 1993’te Depa’yı kurdu. Halen bu şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı.

--

Teknoloji artık mutfakta!
13 Aralık 2017

Lineadecor Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, “Mutfak sektörünün lider markası olarak dijital zamana ayak uydurmak bizim için önemli. Teknolojiyi hemen hemen tüm süreçlerimizde kullanmaya gayret ediyoruz. “ dedi.

TÜRKİYE gayrimenkul sektörünün en prestijli yarışması “Sign of the City Awards 2017” töreni, Lineadecor’un proje ortaklığında 28 Kasım akşamı Hilton İstanbul Bomonti’de, sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Hürriyet Gazetesi’nde yer alan habare göre; Ulusal ve uluslararası platformda önemli bir yeri olan, Türkiye inşaat ve gayrimenkul sektörünü en iyiye teşvik etmek amacıyla düzenlenen Sign of the City Awards gececinin proje ortağı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Lineadecor’du. Lineadecor’un özel teknolojiler kullanılarak hazırlanan standı katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Üç boyutlu video mapping teknolojisi kullanılan sanal mekanda, ziyaretçilere gerçek bir mutfak deneyimi sunuldu. Birbirinden farklı mutfak modellerinin kendine özgü hikayeleriyle sunulduğu görsel şovda kullanıcıların farklı yaşam tarzlarını deneyimlemeleri sağlandı.

 
3 BOYUTLU VİDEO
Lineadecor Yönetim Kurulu Başkam Ercan Ecemiş, markalar için günümüzde müşteri deneyiminin ürün ve fiyattan daha ayırt edici olduğunun farkında olduklarım söyledi. Ecemiş ayrıca "Mutfak sektörünün lider markası olarak dijital zamana ayak uydurmak bizim için önemli. Teknolojiyi hemen hemen tüm süreçlerimizde kullanmaya gayret ediyor, teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yıl stant tasarımımızda 3 boyutlu video mapping teknolojisini kullandık. Farklı hayatları anlatan 7 faiklı mutfak mekanını aynı ortamda ziyaretçilerimizle buluşturduk” dedi.

DİJİTAL ORTAMDA SİPARİŞ
Tekonolojiye yaptıkları yatırınım her açıdan gelişime katkı sağladığım belirten Ecemiş, “Fabrikada kullandığımız ERP yazılımına entegre olmuş bir tasarım sipariş programı kullanıyoruz. 200’ü aşkın kullanıcı aynı sistem üzerinde çalışıyor. Eğitilmiş uzman satış ekibi tarafından dijital ortamda tasarımı yapılan ve oluşturulan siparişler Lineadecor merkezine ulaştığı andan itibaren üstün teknoloji ürünü yazılımlar ve donanımlar sayesinde üretim sürecini tamamlar. Mühendisler, mimarlar, tasarımcılardan oluşan uzman ve kalabalık bir ekip tarafından tüm organizasyon planlanır ve yönetilir. Satış noktalarından girilen her siparişin dijital ortamda kaydı tutulur ve yıllarca saklanır. Oluşabilecek olası ek ve devam siparişlerinin takibi kolayca yapılabilir. Digital dönüşüm çözümlerinin müşteri memnuniyetine getirdiği yenilik ve faydanın yanında kurumlar açısından daha kontrollü bir veri ağını sağladığını unutmamak önemlidir. Verilerin dijital olarak elde edilmesi analitik çalışmaların daha doğru ve hızlı şekilde ilerlemesini sağlarken, kurumlar müşteri beklentilerinin daha hızlı ve doğru şekilde karşılayabilirler. Lineadecor, kullanıcılarına ihtiyaçlarına çözüm olacak ürünlerle proje ve hizmet teklif ederken, onları doğru anlamayı ve iyi tanımayı en önemli görevi kabul eder. Bugün müşteri memnuniyeti yaratmak ve güven kazanmak Lineadecor’u temsil etme performansının en önemli ölçüsüdür” diye konuştu.


Yıllık üretim 25 bin adet
LİNEADECOR mutfakları, ahşap sektörünün deneyimli firması Dekor Ahşap Ürünleri San. A.Ş. tarafından üretiliyor. 1991 yılında faaliyete başlayan Dekor Ahşap, Gebze'de 30 bin metrekare alana sahip üretim tesisinde faaliyet gösteriyor. Şirketin yıllık üretim kapasitesi 25 bine ulaştı. Lineadecor mutfakları, Orta ve Yakın Doğu’dan, Avrupa ve Amerika’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde sayıları her geçen gün artan yetkili satıcıları aracılığıyla müşterileriyle buluşuyor. Yurtiçinde İstanbul, Ankara,  İzmir  başta olmak üzere 34 ilde 62 bayisi bulunan şirket yurtdışında 11 ülkede 17 satış noktasına sahip.

ARGE merkezi kurdu

Ercan Ecemiş, Lineadecor’un yeni Ar-Ge merkezi ile sektördeki liderliklerini korumayı hedeflediğini söyledi. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek farklı tasarımlarla modüler mutfağın olanaklarını genişletmek amacıyla temmuz ayında bir Ar-Ge merkezi kurduklarını söyleyen Ecemiş "Firmamız bünyesinde sürdürdüğümüz Ar-Ge ve Ürge faaliyetleri ile dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Sürdürdüğümüz Ar-Ge projelerinde yurtiçinde ve yurtdışında üniversiteler, tekonoparklar hatta sivil toplum örgütleriyle işbirlikleri yaparak sektörün gelişimine katkı sağlıyoruz. Farklı ihtiyaçlara çözümler bulabilmek ve müşterilerimizin beklentilerini karşılayabilmek amacıyla ürün çeşitliliğimiz her geçen gün artıyor. Lineadecor Arge Merkezi olarak yeni teknolojik ve bilimsel projeler üreterek patente ve faydalı modele dayalı ürünler ve alternatif teknolojiler geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

--

Linea Dekor'la İtalyan mutfağının tadı kaçtı!
08 Şubat 2004

Ercan Ecemiş,"Atın üzerinden ineli 80 yıl olmuş bir ulusun, mobilya tasarımından bahsetmesi mümkün mü? Tabii ki İtalya'dan etkilendik. Şimdi ise onlar kadar iyi mutfak üretiyoruz" diyor.
Almanlar, her dört yılda bir sahip oldukları mutfağı değiştirirlermiş. İtalyanlar da 7-8 yılda bir evlerine yeni bir mutfak satın alırlarmış. Peki biz Türkler kaç yılda bir mutfağımızı değiştiriyoruz? Aslına bakarsanız, her ne kadar ekonomi iyiye gitse de ev sahipliği oranının hiç de iyi olmadığı Türkiye'de, bir mutfak değiştirmek ailelerin öncelikleri arasında ilk sırayı almıyor olabilir. Ne de olsa çoğunluğu kirada oturan bir ülkede yaşıyoruz. Zaten bu konuda sektör bir türlü envanter çıkaramıyormuş. Ama bugün Linea Dekor'un hikayesini okuyunca, bu konuda da bir değişimin içinde olduğumuzu anlayacaksınız.
Makine mühendisi kökenli Ercan Ecemiş ve kolejden beş arkadaşı tarafından kurulan Linea Dekor, 1997 yılında sadece 150 adet mutfak satarken, bu rakam 2003'te 3 bin adete çıkmış. Ercan Ecemiş, önce mobilya makineleri satarak girişimci olmuş. Ardından kendi tabiriyle, toplu konut projelerine 'portakal sandığı' mutfaklar üretmiş ve ardından da çoğunluğun bir İtalyan markası sandığı Linea Dekor'u kurmuş. Şirket kurulduğu yıldan bu yana satışında hep yükselen bir grafik çizmiş. Hatta kriz yıllarında bile. Öyle ki, çalışanları işten çıkartmamak için krizde maaşlarının yüzde 35'ini vermeyen Ecemiş, daha sonra bakmış ki para kazanmaya devam ediyor şirket, çalışanlara eksik kalan maaşlarını faiziyle birlikte geri ödemiş. Ecemiş'in şimdi bir şikayeti var. Mira, gala, Seta ve Idol gibi İtalyanca isimler taşıyan Linea Dekor'un mutfaklarını İtalyan ürünü sanan ve pahalıdır diye show-roomlar'dan içeriye girmeye korkan müşteriler. 'Önce hoşumuza gidiyordu İtalyan sanmaları ama şimdi artık bilmelerini istiyoruz" diyor Ecemiş...
* Makine mühendisliği ve arkasından yaptığınız masterdan sonra bir müddet özel sektörde çalışmışsınız. Peki kendi işinizi ne zaman kurdunuz?
1980 yılıydı. Ahşap makineleri ve malzemeleri ithalat şirketi kurdum. Memur çocuğu da olduğum için param yoktu ve katalogdan makine satmaya başladım. İtalyanlar'ın temsilciliklerini almıştım. 10 yıl sürdü bu. Yeni makineler getirdim. Bu makineleri satmak için Fikirtepe'de mağaza açmıştım. Makine mühendisiyim, iki lisan biliyorum ama bu mağazayı açmam gerekiyordu açtım. Sabahları 06'da evden çıkıp Bursa'ya giderdim. Makineleri yükletirdim. Akşam indirirdik makineleri ve satardık.

PORTAKAL SANDIKLARI!
* Makine satarak, Linea Dekor kurmadan önce siz ahşap sektörüne girmiş oldunuz öyle mi?
Evet öyle oldu. Şunu teşhis ettim bu sektörde. Her yıl ilkokul mezunu ustalar geliyor ve 300-500 dolarlık makine siparişi veriyordu. Benim neredeyse o kadar sermayem yoktu. Onun üzerine bu işte kâr marjı olduğunu hissetim. O sıralarda Toplu Konut'un, Emlak Bankası'nın konutları yapılıyordu, mutfaklarını gördüm. Korkunç bir kalitesizlik vardı. Ben onlara portakal sandığı diyordum. Yine de 1990 yılında bu işe girmeye karar verdim. Kolejden 5 arkadaşlarımla ortak bir şirket kurduk. Yani Makel'den sonra Dekor'u kurduk.
* Siz de mi önce portakal sandıkları (!) yaptınız?
Yaptık. Türkiye'nin ilk mühendis marangozlarıydık sanırım. Biz de toplu konutlara mutfaklar yaptık. Ama tabii gözümüze ithal mutfaklar takılmaya başladı. Baktık, hiçbir zorluğu yoktu. Bu işe başlamak için önce gidip bir İtalyan mutfak markasının Türkiye temsilcisi olduk ve Scawolini'yi Türkiye'ye getirmeye başladık. Depa Yapı Malzemeleri şirketimiz de böyle ortaya çıktı.
* Yani Linea Dekor'dan önce siz bu işin nasıl yapıldığını İtalyanlar'dan bir bakıma öğrendiniz, etkilendiniz ya da esinlendiniz diyebilir miyiz?
Biz Türk ulusu olarak tasarımdan nasıl bahsedeceğiz?Atın üzerinden ineli 80 yıl olmuş bir ulusun mobilya tasarımından bahsetmesi mümkün mü? Bu bir kültürdür ve zaman içinde oluşur. Yani kendimize has bir yemek yeme, oturma, yaşam kültürü var. Ama toplum bu düzeye gelmişse, siz bu topluma mutfak satacağım ve sektörün bir numarası olacağım ve ithal mutfaklarla yarışacağım diyorsanız, bu işin tasarımını en iyi kim yapıyorsa o ülkeye gideceksiniz, onlar gibi yaşamayı öğreneceksiniz. Dolayısıyla o havayı teneffüs edeceksiniz. O kültüre biraz yaklaşmış olacaksınız. Yani biz de tasarımda İtalyanlar'dan etkilendik. Modüler mutfak nasıl üretiliri öğrendik.
* Yani teknolojisine (know how'ına) para mı ödediniz?
Biz açıkçası bu iş için para ödemeyi pek düşünmedik. İtalyanlar'dan esinlendik. Gidersiniz, görürsünüz, burada denemeler yapar biraz daha geliştirip yapabilirsiniz. Zaten makinalarını sattığımız bir sektör, biliyorduk. Biz artık, Türkiye'de Avrupa'da nasıl mutfak üretiliyorsa aynı şekilde üretiyoruz. Yürüyen bant sisteminden, sipariş üzerine mutfak üretmeye başladık. Dolayısıyla toplu konut ve Emlak Bankası işlerinden kurtulduk. Devletin de zaten konut işinden çekileceğini biliyorduk.

YERLİ MALZEME ÇOK AZ
* Peki Linea Dekor markasını ne zaman yarattınız?
Linea Dekor'un lansmanını 1997 yılında yaptık. O günlerde diğer bütün mutfak üreten şirketler, mutfak için proje çiziminden para alıyordu, biz almadık. Bununla bir yere varamayacağımızı biliyorduk. Projeyi alan müşteri onu bir marangazo çizdireceğinden korkulurdu hep. Biz mutfağımızın bir marangoz mutfağından ya da rakip bir mutfaktan çok daha iyi olduğunu müşteriye anlatmayı tercih ettik.

* Yerli malzemeyle mi çalışıyorsunuz?
Bizim ürünlerde kullandığımız malzemelerin yüzde 60'ı ithal. Örneğin keresteyi ABD'den getiriyosruz. Avrupalı firmalar da bunu ABD'den alıyorlar. Çünkü dönme, çatlak ve budak olmaması lazım mobilyada. Bu işi de en iyi ABD'de yapıyorlar. Ağacın cinsi de önemli. Kaplamayı İtalya'dan, mekanizmaları Almanya'dan, camları Belçika'dan ve alüminyumları İtalya'dan alıyoruz. Gövdeyi Türkiye'den alıyoruz ama onun da kağıdını kendimize özel olsun diye Almanya'dan getiriyoruz.

PORTORİKO'DA MAĞAZA
* Mutfakta şu anda kaç model üretiyorsunuz?
15 modelimiz var. Sanıyorum şu anda Türkiye'de mutfak üreten firmalar arasında en zengin koleksiyona biz sahibiz. Bir baş mimarımız var, onun altında da araştırmageliştirme bölümünde üç tasarımcımız daha var. Şu sıralar mutfak modeli tasarımı için yurtdışında bazı görüşmelerimiz oluyor.

* Linea Dekor'un ilk yılını merak ettim. Kaç adet mutfak sattınız o yıl ve 2004'e girerken ki adetleriniz ne oldu?
İlk yıl 150 tane mutfak sattık. 2003'te 3 bin civarında mutfak sattık. O zamanlar 10 bayimiz vardı. Şimdi 40 bayiye ulaştık. İki yıl içinde 60 bayiye çıkmayı düşünüyoruz.

* Ercan Ecemiş, modüler mutfak üretiminde Türkiye'de liderliğe oynadıklarını söylüyor.
Ağırlıklı iç pazara üretiyoruz. Gerçi Bulgaristan, İsrail ve Arnavutluk'ta birer tane, Kıbrıs'ta iki tane satış noktamız var. Kazakistan ve Özbekistan'la görüşmelerimiz var. Bir de Portoriko'da bir bayimiz var. Bir Amerikalı açtı onu. Bu yıl da aynı Amerikalı Washington'da bir mağaza açacak. Ama iç pazar gerçekten çok kuvvetli.

* Şu anda kaç fabrikada üretim yapıyorsunuz?
Hepsi Samandıra'da 12 bin metrekare, birbirine yakın binalarda üretim yapıyoruz. Aslında Adapazarı'nda organize sanayiinde yer aldık. İnşaat yapacağız ama devletin hiçbir desteği yok. Bırakın onu, altyapı için bile hiçbir şey yapılmıyor. Tabii memleketin bir sürü şeye ihtiyacı var. O yüzden bu tarz teşvikler hep kalıyor.

* Bulgaristan devleti ülkelerinde yatırım yapacak olan yabancılara hem arsayı bedava veriyor hem de altyapısını yapıyor oysa..
Bulgaristan halkı Karaipler'e gitmiyor ya da Avusturya'ya kayağa... Ben bu konuda Türkler'in davranışlarını da doğru bulmuyorum tabii. Benim Bulgaristan'da bayim var gidip görüyorum. Daha mütevazı yaşıyorlar. Bakın bizim ülkemizde kaç tane Mercedes var... Bir de Bulgaristan'a bakın kaç tane lüks otomobili var. Çünkü onların Para Kurulu var. Elleri kolları bağlı. Ekonomik yaşıyorlar. Bulgaristan'ın hayat standardı biraz yükseliyor, Türkiye'nin ki de biraz düşüyor ve bir birine yaklaşıyor.

* Hadi diyelim 2003 iyi bir yıldı Türkiye için. Ama siz iç Pazar kuvvetli lafını Linea Dekor mutfaklarını ürettiğiniz bütün yıllar için söylüyorsunuz. Krizler size teğet mi geçti hep?
Biz sanırım şu anda mutfak üreten şirketler arasında ciroda birinci sıradayız. 10 milyon dolara ulaştık. Sadece Linea Dekor mutfak yok bu cironun içinde. Konut üreten müteahhitlere de mutfak üretiyoruz. Biz kriz yılında dahi adet de büyüdük. Çok ucuz değiliz ama ürün kalitesine göre fiyatımızın da çok ekonomik, hesaplı olduğunu düşünüyorum.

KRİZDE İYİ SATIŞ YAPTIK
* İhtilalin olduğu yıl girişimci olmuşsunuz. Zor yılların arkası kesilmedi aslında. Sonra bir de yaşadığımız krizler. Geldiğiniz noktayı nasıl buluyorsunuz?
1980 yılında devlet krize girmişti. Büyükelçisinin maaşını ödeyemiyordu. Çabuk unutuluyor aslında. Felaket yıllardı. Biz düzgün çalışmaya gayret ettik. Ne hayali ihracatlar, ne gümrük kaçakçılıkları. Okumuş olmanın verdiği korkulardı ya da kaybetmekten korktuğumuz şeyler çoktu, hep dürüst çalıştık. Hiçbir olaya bulaşmadık. Gelişmemiz çok hızlı da diyemem. Benle beraber işe başlayan başkalarına bakıyorum. Mal, mülk, fabrika sahibi olan da var ama içeri giren de var. Biz kriz zamanı çalışanlarımıza kredi kartlarını iptal etmelerini, borçlanmamalarını tavsiye ettik. Nakitiniz varsa harcayın dedik. Ayağımızı yorganımıza göre uzattık. Ama reklamları kısmadık. Halkla ilişkiler faaliyetlerini kıstık. Personel maaşının yüzde 35'ini almadı. Biz sonra o parayı kısmen faiziyle geri ödedik. Çünkü kriz yılında biz iyi satış yaptık, para kazandık işin garip tarafı. Yani satış grafiği hep yukarı doğru çıktı.

* Bir evde mutfak kaç yılda bir değiştiriliyor? Türkiye genelinde ben mutfakların pek değiştirilmediğini düşünüyorum...
Mutfak Türkiye'de çok sık değiştirilmiyor. Ama en azından yapılan bir mutfağın problemsiz olarak 12 yıl kullanılması gerekir. Türkiye'de bu konuda envanter çıkartmayı çok denedik ama başarılı olamadık. Avrupa'dan size örnek vereyim. Almanya'da mutfaklar ortalama dört yılda bir değiştiriliyor. İtalya'da 7-8 yıl da bir değiştiriliyor.
* Neden bu sektörün envanterini çıkartamıyorsunuz?
Size söyleyeyim nedenini. Türkiye'de mutfak arzının yüzde 90'ınını merdiven altı tabir ettiğimiz marangozlar yapıyor. Yüzde 10'u ancak kurumsal şirketler yapıyor.


--
Lineadecor, hazır mutfakla krize meydan okuyor
27.05.2001

Modüler mutfak sektöründe dünya markası olmayı hedefleyen Lineadecor, ekonomik krize rağmen 2001 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30 oranında büyümekle kalmadı, yatırımlarını da hızlandırdı. Lineadecor Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, bu yılın tamamında ise yüzde 45'lik büyümeyi yakalamayı planladıklarını söyledi.

1998-2000 döneminde satışlarının dolar bazında yüzde 100 arttığını belirten Ercan Ecemiş, Lineadecor'u bir dünya markası haline getirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Ecemiş, ‘‘Geçen yıl Dubai, Kuveyt ve Tayland'a bayilik verdik. Bu yıl Eylül ayına kadar da Bulgaristan'da distribütörlük vereceğiz’’ dedi.

Geçen yılı 6.5 milyon dolarlık ciroyla tamamladıklarını söyleyen Ercan Ecemiş, şöyle konuştu: ‘‘2001'de 10 milyon dolar ciro hedefliyorduk. Kriz sonrasında ciro hedefimizi 8.5 milyon dolara çektik. Büyüme planlarımızı kriz sonrasında fazla değiştirmedik.’’

KÁRLILIĞI ERTELEDİ

Kriz dönemlerinde programlı çalışan, bayii teşkilatını iyi kurmuş, alt yapısı sağlam firmaların ayakta kalabildiğini belirten Ercan Ecemiş, ‘‘Krizde çalışanların katılımıyla alınan tedbirlerin yanısıra devalüasyonu ürünlerimize fazla yansıtmadık. Kárlılığı erteleyerek, ayakta kalmayı ve satışları artırmayı hedefledik’’ dedi.

Lineadecor Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Haldun Durukan ise, Lineadecor'un Samandıra'daki 11 bin metrekarelik fabrikasının Türkiye'nin en büyük mutfak fabrikası olduğunu söyledi. Durukan, 2000 yılı sonunda yurtdışında 3, yurt içinde 23 ilde 40 satış noktası ile hizmetlerini hızlandırdıklarını belirtti.

Avrupa standartlarına bakıldığında Türkiye'de bir milyon adet mutfak satılması gerektiğini söyleyen Durukan, 2000 yılında sadece 300 bin adet mutfak satıldığına dikkat çekti. Durukan, ‘‘Endüstriyel düzeyde üretilen mutfaklarda bu oran yüzde 30'da. Tüketicilerin bilinçlendirilmesi son derece önemli. Tüketiciler mutfak satın alırken, Sanayii Bakanlığı'nın üreticilere verdiği resmi garanti belgesi istemeli’’ dedi.

1 MİLYARDAN BAŞLIYOR

23 ilde 38 bayi ile hizmet veren Lineadecor'un İstanbul'da 12 satış noktası bulunuyor. Satışların yüzde 45'i İstanbul'da, yüzde 20'si Ankara'da, yüzde 35'i ise Anadolu'da yapılıyor.

13 model, 52 renkten toplam 120 dolap çeşidi bulunan Lineadecor, altı yıldır dünyaca ünlü İtalyan Scavolini'nin Türkiye distribütörlüğünü de yürütüyor. Lineadecor'da ortalama 10 metrekarelik öngörümlü bir mutfağın fiyatı 1 milyar ile 3 milyar lira arasında değişiyor.

--